Abaküs Yazılım
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/3728
Karar No: 2018/2738
Karar Tarihi: 10.04.2018

Yağma - Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2015/3728 Esas 2018/2738 Karar Sayılı İlamı

6. Ceza Dairesi         2015/3728 E.  ,  2018/2738 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Yağma
    HÜKÜM : Beraat

    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

    Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    Ceza muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bu da usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda olacaktır. Bu nedenle hüküm kesinleşinceye kadar inceleme olanağı bulunan kanıtların ele alınıp değerlendirilmesi, diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşmesi için; olaya ışık tutabilecek nitelikte tüm yasal kanıt ve belgelerin araştırılıp, elde edilen tüm delillerin, akla, mantığa, bilimsel verilere, fiziksel kurallara, herkesçe bilinen somut duruma, gündelik hayatta elde edilen karine niteliğindeki bilgilere uygun olup olmadığı belirlenerek, bu konuda varsa yanılgılar sonlandırılıp, birini diğerine üstün kılan anlatım ve/veya deliller açıklanıp, hukuki sonucun temyiz merciince denetlenebilir bir gerekçe ile yazılması gerekir.

    Öte yandan, yağma olaylarında genelde tanık yoktur, bu nedenle mağdurun beyanı ve teşhisi önemlidir. Birebir olayın muhattabı olan mağdurun beyanı tutarlı ve istikrarlı ise önde ve üstün niteliktedir. Şayet bu konuda duraksama varsa ortada yenilmesi gereken bir şüphenin olduğunun düşünülmesi gerekir. Bütün isnat araçları delildir. Soyut olarak da deliller eşdeğerdedir. Bu nedenle deliller yeterince araştırılmamış veya soruşturma eksik ise bu hususlar giderilmelidir. Soruşturma evresinde toplanmamış delilleri mahkemenin toplaması gerekir. Hakimin sanık lehine ve aleyhine olan delilleri araştırıp; tam bir inanışla özgürce değerlendirerek kuşkudan arınmış bir sonuca ulaşması gerekir. Kuşkular yenilmelidir. Yani hükümde varsayıma dayalı kuşkulu kalan hususlar olmamalıdır. Maddi gerçeğin olayın bir bütünü veya parçasını temsil eden kanıtlardan ortaya çıkarılması gerekir. Bir takım varsayımlara dayanılarak karar verilmesi ceza muhakemesinin amacına kesinlikle
    aykırıdır. Kuşku ve çelişki yenilmeden karar verilemez. Bir suç varsa bunun failini belirleyebilmek ancak kanıtların yorumu ile olanaklıdır. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa imkan vermemelidir. ... ihtimal ile deliller yeterli toplanmadan bir ceza verilemez. ... veya eylemlerin bir suç olup olmadığının belirlenmesi için, önce sözkonusu eylemin işlenip işlenmediğinin belirlenmesi gerekir. Bu da kanıtların yorumu ile cevaplanacaktır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığını, yorum ile nasıl bir kanıya ulaştığını, kararının gerekçesinde göstermek zorundadır.

    Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelirsek;

    Mağdur ve sanık arasında olay öncesinde herhangi bir husumet bulunmadığı gibi, tarafların birbirlerini de tanımadıkları,

    Mağdur ...’nun 20.07.2013 günü, Gaziantep Çocuk Şube Müdürlüğü’nde alınan ifadesinde özetle; “...boyacılık yaparak ailesinin geçimine yardımcı olduğunu, olay günü saat 15:00 sularında, gün boyu çalıştığı ... Sanayi Sitesi’nden ayrılıp eve gitmek üzere toplandığı sırada, tanımadığı bir şahsın yanına gelip para istediğini, kendisinin, veremeyeceğini söyleyip boya malzemelerini orada bırakıp kaçmaya başlaması üzerine, şüpheli şahsın da peşinden koşmaya başladığını, kovalama sırasında şahsın elinde bir bıçak bulunduğunu, arkasından gelmemesi için 30 TL parayı yere doğru attığını, parayı alan şüphelinin kovalamaya devam ettiğini, ancak civarda bulunan bir polis aracını görerek peşini bırakıp kaçtığını...” belirtmesine karşın,

    05.12.2013 günü Mahkeme huzurunda verdiği ifadede ise; “saat 14.00 sularında ... sanayi camisinin bahçesinde boyacılık yaptığım sırada kazandığım paraları sayarken sanık yanıma geldi. Benden saymakta olduğum paraları istedi. Ben vermek istemedim. Parayı istediğinde elinde bıçak vardı. daha doğrusu benden para istedi. Ben kendisine para vermeyeceğimi söyeldim, bunun üzerine bıçak çıkarınca elimdeki paraları atıp kaçtım. Benim elimdeki paralar demir paraydı, bozuk paraydı, ben o ana kadar paranın 10 TL sini saymıştım. Geri kalan kısmını saymamıştım. Ben bu eylemi gerçekleştiren şahsı sözünü ettiğim olaydan sonra hiç görmedim, ancak görsem tanırım” dediği, kolluk ifadesi ile bu beyanları arasında çelişki görülüp sorulması üzerine, “polis durumu öğrendikten sonra ben de polis arabasının içinde olduğum halde birlikte şahsı aradık, polis şahsı parkta otururken görmüş, gidip alıp geldiler. Benim bulunduğum araca bindirdiler. Araca binerken ben bu şahsın yüzünü gördüm. Benden para isteyen şahıstı. Polisteki ifadem de 30 TL den söz ettiğim belirtiliyor, ben bu 30 TL meselesini polisin beyanına göre şahsın kendi anlatımı ile üzerimde sadece 30 TL para olduğunu söylemiş olmasından dolayı biliyorum. benim atıp gittiğim sadece 10 TL dir, şahsın yakalanması benim henüz bu şahıstan koşarak uzaklaşırken gerçekleşmiştir.” şeklinde açıklamada bulunduğu; ifadelerinde, sanığın, kendisi arabada iken polis aracına getirildiğini söylediği hatırlatılıp yeniden sorulması üzerine de; “ben koşarken polisler şahsı yakaladılar. Ben polislerin yanına gittim.”, “ ben arabadaydım polisler parkta gördüler” şeklinde beyanda bulunduğu;
    20.07.2013 tarihli olay tutanağında; saat 17:00 sıralarında, sanayi sitesi içinde devriye görevi ifa eden polis ekibine müracaat ederek “tinerci diye tabir edilen sakallı bir şahsın bıçak çekmek suretiyle kendisinden para istediğini, kendisinin de elinde bulunan 30 TL yi atarak kaçtığını” beyan eden mağdur ... refakate alınarak yapılan araştırma sonucunda, mağdurun teşhis ettiği sanık ...’in yakalandığı, yapılan üst aramasında, özellikleri yazılı bir adet bıçak, 5 TL banknot, 4 adet 1 TL, 1 adet 50 kuruş, 4 adet 10 kuruş madeni para olmak üzere toplam 9,90 TL. paranın ele geçirildiğinin belirtildiği;

    Sanık ... ...’in kollukta; “...mobilya atölyesinde yaklaşık 1 aydır çalışmaktayım. Bekar ve kimsem olmadığı için küsget sanayi camiinde yatıp kalkmaktayım. 20.07.2013 günü saat; 17:30 sıralarında, sanayi camii bahçesinde otururken, yaşı küçük bir çocuk yanıma gelerek bana abi ayakkabını boyayabilir miyim? dedi. Ben de ayakkabım spor ayakkabısı boyaya gerek yok dedim. Sonra çocuk sigaran var mı, bana bir adet verebilir misin? diye sordu. Çocuğa bir sigara verdim ve ayrıldı. Yaklaşık 10-15 dakika sonra çocuk, polis ekibi ile gelerek, polislere, “bu şahıs beni gasp etti, bıçak zoruyla 30 TL. paramı aldı” dedi. Polisler benim üzerimi aradılar ve üzerimden 10- TL. para ve siyah saplı 1 adet bıçak çıktı...Ben daha önceden bu çocuğu tanımıyordum, hiç görmedim…gasp ederek parasını almadım...” şeklinde ifade verdiği,

    21.07.2013 günü Gaziantep 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nde yapılan sorgusunda; ""mağdur bana iftira atmaktadır, neden iftira attığını bilmiyordum, ben caminin avlusunda otururken mağdur yanıma gelerek ayakkabımı boyamak istedi, ben de spor ayakkabısı giydiğimi, boya olmayacağını söyledim, daha sonra ban sigaran var mı abi dedi, ben de sigara paketini çıkartarak ona uzattım, paketin içinde bir adet sigara aldı, sonra yanımdan ayrıldı, aradan 10 dk geçer geçmez mağdur yanında polislerle geldi ve polisler beni alarak emniyete getirdiler, ben kesinlikle kimseye yağmalamadım, kimsenin parasını almadım"" dediği;

    21/03/2014 günlü oturumda; “... sanayide mobilya atölyesinde çalışıyordum. İşten çıktıktan sonra parkta otururken, boyacı bir çocuk yanıma geldi. Ayakkabımı boyamak isteğini söyledi. Ayakkabım spor ayakkabı olduğu için boyaya gerek olmadığının söyledim. Bu kez benden bir sigara istedi. Kendisine bir sigara verdim. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra polisler ile birlikte geldiler. Kendisini yağmaladığımı ileri sürmüş. Polisler üst araması yaptılar üzerimde 9- 9,50 TL kadar para çıktı. Sorulduğu üzere ben yakınanı daha önceden tanımam, üzerimde bıçak bulunması tesadüftür” şeklinde savunma yaptığı, Mahkeme heyetince yöneltilen soru üzerine de; “Benim yakalandığım yer ile polis karakolunun arasında 150- 200 metre kadar bir mesafe vardır. Zarar görenin hakkımda neden böyle bir iftira attığını bilmiyorum, uyuşturucu yada uyarıca herhangi bir madde kullanmıyorum” şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında;

    Mağdurun aşamalarda değişerek gelişen, birbiri içerisinde bir ölçüde kendi kendine çelişen beyanları arasında açık aykırılıklar giderilip, olay tutanağını düzenleyen polis memurlarının andlı beyanları da alındıktan sonra, sonucuna göre delillerin takdiri gerektiği düşünülmeden eksik soruşturmayla yetinilip, sanığın savunmasına ise hangi nedenlerle üstünlük tanındığı denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yargılamaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi