13. Hukuk Dairesi 2016/22513 E. , 2018/9464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalı idare ile aralarında ayrı ayrı ... Toplu Konut Projesi kapsamında Gayrimenkul Satış Sözleşmesi akdedildiğini ancak davalının daireleri sözleşmeye göre süresinde teslim etmediğini ileri sürerek geç teslim nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 200,00 TL"nin davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesiyle davacı ... için 840,00 TL, ... için 814,00 TL, ... için 9.250,00 TL, ... İçin 5.745,00 TL, Cevher Döğen için 4.957,00 TL kira bedelinin dava tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-1.4.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK"nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL"ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından davacılar ... ve ... için ayrı ayrı temyiz edilen bölümler karar tarihi itibariyle 2190,00 TL"yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davalının bu davacılar yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, geç teslim nedeni ile uğranılan kira kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan satış sözleşmelerinin “gayrimenkulün teslimi ve kullanılması” başlıklı kısmında gayrimenkulün inşaat süresi 30 ay olarak düzenlenmiştir. Her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, alacaklı, temerrüte düşen borçludan TBK.125. vd. (BK. 106. vd.) maddeleri çerçevesinde aynen ifa ve gecikmeden dolayı uğradığı zararının veya aynen ifayı reddederek müspet zararının yahut sözleşmeyi feshederek menfi zararının tazminini seçimlik olarak isteyebilir.
Somut uyuşmazlıkta davacılar, sözleşmeye ayakta tutarak geç teslim nedeni ile uğradığı zararın tazminini istemektedir. Bu durumda, gerek sözleşme gerekse TBK 125. vd. (BK. 106 vd.) maddelerine göre fiili teslim tarihine kadarki süre için davacı zararını talep etmekte haklıdır. Mahkemece, sözleşme kapsamında gerçekleşmesi gereken teslim tarihilerinden keşif sırasında dinlenen tanık beyanlarına itibar ile tespit edilen teslim tarihlerine kadar hesaplanan süre için kira tazminatına hükmedilmiştir. Ne var ki, dosya kapsamında mevcut site yönetim yazılarında davacıların farklı tarihlerde dairelerine oturum yaptıkları ve fiilen kullanmaya başladıkları belirtilmiş olup mahkemece, fiili teslim tarihi arasındaki bu çelişki giderilmemiştir. Öyleyse, davacılar ..., Cevher Döğen ve ... yönünden mahkemenin fiili teslim tarihini bulmak adına elektrik, su, telefon, internet, doğalgaz vs... abonelikleri de araştırarak oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın yazılı şekilde kabulüne yönelik hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacılar ... ve ... yönünden davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, ikinci bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.