Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5046
Karar No: 2019/4257
Karar Tarihi: 11.06.2019

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/5046 Esas 2019/4257 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2017/5046 E.  ,  2019/4257 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

    TÜRK MİLLETİ ADINA


    Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/07/2017 tarih ve 2015/499-2017/562 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 11.06.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı .... vekili Av. ..., davalılar ...., .... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılından beri Antalya"da eczacı olup 2002 yılına kadar davalılardan ilaç aldığını, davalı Antalya Eczacılar Odası Başkanı Recep Dinç"in telkinleri ile diğer davalıların 18.09.2002"den sonra müvekkiline diğer eczanelerden ayrı uygulama yaparak önce ilaç satışını durdurup sonra diğer eczanelere ortalama 3 ay vadeli veya peşin satışlarda yüksek iskontolu satış yapıldığı halde müvekkiline yalnız peşin satış yapmaya başladıklarını, diğer eczanelere yapılan peşin satış iskontosunu yapmayarak piyasa rekabet koşullarını ihlal ettiklerini, söz konusu ayrımcı uygulamanın rekabet ihlali oluşturması nedeniyle 17.03.2003 tarihinde Rekabet Kurumu’na bulundukları şikayet üzerine Rekabet Kurumu’nun 03.05.2004 tarih 04-31/363-89 sayılı kararı ile davalı ... depolarının uyumlu eylemde bulunarak rekabeti ihlal etmeleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiğini, piyasaya hakim konumda olan davalı firmaların eşit durumdaki alıcılara eşit şartlarda davranma yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin vadeli ilaç alamadığını, pek çok ilacı eczanesinde bulunduramayıp müşteri kaybettiğinden zarara uğradığını, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna göre rekabet ihlalinin haksız eylem oluşturduğunu, Yasa’nın 57 ve 58. maddelerinde düzenlenen tazminsorumluluğuna ilişkin koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000.- TL maddi ve 50.000.- TL manevi tazminatın tahsilini, hesaplanacak zarar miktarının 4054 sayılı Yasa’nın 58/2. fıkrası uyarınca 3 kat arttırılarak tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı şirketlerin vekilleri ayrı ayrı, davacının ticari işletmesi olan eczanesinin ekonomik açıdan riskli işletmeler grubunda değerlendirildiğini, davacının 3-4 ay vade ile aldığı mallara karşılık verdiği çekleri vadesinde ödemeyip, çeklerin karşılığında Hedef Ecza Deposuna 45.467,00 TL, Es Ecza Deposuna ise 7.505,00 TL"yi aşan mal iadesinde bulunduğunu, tüm bunlara rağmen davacıdan teminat vermesi karşılığında kendisi ile çalışılabileceği bildirilmesine rağmen davacının teminat vermeye de ilk etapta yanaşmadığını, davacının zaten başka depolardan da ilaç alımı yaptığını, iddia ettiği gibi bir zararı oluşmadığını, zararı var ise dahi bu zarara müvekkillerinin neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
    Davalı Antalya Eczacılar Odası vekili, davanın dayanağı ile ilgili olarak Oda’ca alınmış resmi bir karar bulunmadığını, eylemin Oda başkanının münferit faaliyetleri sonucu gerçekleştiğini, ayrıca müvekkili Eczacılar Odası’nın 4054 sayılı Yasa’da belirtilen teşebbüslerden olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının belirtilen şekilde bir eyleme maruz kalmasına rağmen bilançolarına ve muhasebe kayıtlarına yansımış bir zararının olmamasının onun bu fiilden dolayı gerçekten bir zarar görmediği anlamına gelmeyeceği zira, davacının aynı dönemde maruz kaldığı bu uygulamadan dolayı zarar etmemek için daha sıkı şartlarda, maliyetleri kısmak ve şahsi gayretini daha fazla göstermek suretiyle ve hatta vadeli satıştan kaynaklanan nominal (gerçek olmayan) zararların da muhasebe kayıtlarına yansıması sebebiyle somut durumun meydana geldiğinin kabulü gerektiği, böyle bir uygulamaya maruz kalmadığı halde göstereceği özel gayret ile davacı daha fazla kar elde edebilecek iken ancak zarar etmemek, geçmiş yılların karlılığını korumakla yetinmek durumda kalmış sayılması gerektiği, bu durumda 818 sayılı Yasanın 42. ve mevcut Yasanın 50/2 m. uyarınca, olayların olağan akışı, zarar görenin aldığı önlemler göz önünde tutularak zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak hakim tarafından belirlenmesi gerektiği, davalıların da, davacının kendileri dışında diğer ecza depolarına yönelmek zorunda kalmasından dolayı en azından davacı bazında bir pazar payı kaybına uğradıkları yani, davalıların da odanın yaklaşımı karşısında böyle bir uygulamaya gittiklerinin kabulü gerektiğinden kendileri aleyhine hükmedilecek belirlenen tazminatın üç katı oranında tazminata hükmedilmesinin yasanın amacına da uygun olmadığı zira, olayda her iki tarafın da zarar gördüğü, davalılardan Hedef ve Es Ecza deposunun grup şirketi olup, Selçuk Ecza Deposu ile anlaşarak böyle bir uygulamaya gittiklerinin de ispatlanmadığı, bozmadan önce verilen kararda davalı eczacılar odası yönünden davanın reddedildiği, manevi tazminat talebinin de reddedilmiş olup, bu manevi tazminata bağlı gazete ilanı talebinin de reddedilmiş sayılması gerektiği, kararın bu yönlerden kesinleştiği, davacının 18/09/2002 ile rekabeti engelleyici uygulamanın kalktığı Mayıs 2004 tarihi arasında yaklaşık 19 ay süre ile belirtilen eyleme maruz kaldığı, Bu dönemde aylık yaklaşık 250-275 TL kadarlık bir zarar ya da kar kaybının olduğunu kabul etmenin hakkaniyete uygun bulunduğu, davacının talebi gözetilerek, 5.000,00 TL tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, davacının tüm davalılar hakkındaki manevi tazminat talebinin, davalı oda hakkındaki maddi tazminat talebinin ve gazetede hükmün ilan edilmesine ilişkin talebinin reddine karar verildiğinden ve bu red kararı bozma konusu yapılmayarak kesinleştiğinden bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat talebinin kabulü, 5.000,00 TL maddi tazminatın 31/05/2004 tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
    Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
    Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 170,77 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi