19. Hukuk Dairesi 2016/2706 E. , 2017/1190 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl dava menfi tespit-birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne davalı ... hakkında açılan davanın reddine ve birleşen davanın reddine dair verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar-birleşen dosyada davacı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı ..."nun 450.000 TL bedelli, diğer davalının ise 198.000 TL ve 52.500 TL bedelli bonolara dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takipleri yaptıklarını, ikrazatçılık faaliyeti ile iştigal eden davalı ... ile müvekkilinin ödünç para almak için sözleşme imzaladığını ancak sözleşmede belirtilen 430.000 TL."nin ödenmediğini, senedin karşılıksız olduğunu, davalı ..."ın savcılık soruşturma dosyasında 198.000 TL bedelli bono nedeniyle alacaklı olmadığını ifade ettiğini, davalının bu açık ikrarı ile bononun bedelsiz olduğunu, 52.500 TL"lik senedin ise bono vasfı taşımadığını, davalı ..."ın sözkonusu senet nedeniyle yetkili hamil olmasının mümkün olmadığını iddia ederek, takiplere konu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takiplerinin iptaline ve davalıların tazminata mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile dava dışı ..."un bonolar karşılığı, ikrazatçılık yapan müvekkilinden borç para aldıklarını, toplam 700.500 TL"lik 3 adet bono bedelinin ödenmemesi üzerine icra takiplerine başlanıldığını, takiplerin itirazsız kesinleştiğini, bedelsizlik iddiasının iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının bedelsizlik iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı ... vekili, taraflar arasında imzalanan ödünç sözleşmesinin 8. maddesinde ayrıca ve özel olarak belirlenen bakiye faizin tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Birleşen davanın davalısı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere, asıl ve ek bilirkişi raporuna göre; birleşen davada asıl dava dayanağı takip dosyasında istenilen yıllık % 29 ve değişen oranlardaki avans faizinin ikrazat sözleşmesinde belirlenen faizden düşük olduğundan bahisle faiz oranları arasındaki farkın icraen tahsili istenmiş ise de, asıl davaya konu takip dosyasında bonoya dayalı alacak talebinde bulunulduğu, ikrazat sözleşmesine dayanılmadığından ikrazat sözleşmesindeki faiz oranı ile ilgili talepte bulunulamayacağından birleşen davanın reddi gerektiği,
Esas dava ile ilgili yapılan yargılamada, alacaklısı ... borçlusu ... Sanayi İ. ... Ort. olan 52.500 TL bedelli bonoda davacının sorumluluğunu doğuracak imza ya da hukuki neden olmadığı gibi bu bonoya dayalı olarak ... İcra Müdürlüğü"nün 2009/4348 sayılı icra dosyasında da takip borçlusu sıfatı bulunmamakla bu bono ile ilgili ... aleyhine açılan davanın hukuki yarar (dava şartı) yokluğu nedeniyle reddi gerektiği,
Alacaklısı ... olan 198.000 TL bedelli bononun ödünç sözleşmesinin borç para takip defterinde kaydının olduğu, ödemenin kasadan yapıldığı, sunulan belgeler arasında ödemeye ilişkin makbuz veya bir belgenin yer almadığı, yine bu senedin verilmesine esas ödünç sözleşmesinde davacı imzasının bulunmadığı gibi davalı ..."ın ceza dosyasında, firma sahibi ..."nun talimatı ile icra takibini kendi adına başlattığını, davacıdan kendisinin alacaklı olmadığını ifade etmiş olmakla davacının sözkonusu bonodan dolayı borçlu olmadığı, ancak tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı,
Asıl davada ... aleyhine icra takibine konu edilen 450.000 TL bedelli bonoya ilişkin olarak açılan davada yapılan yargılamada, söz konusu bono ile ilgili ödünç sözleşmesinde davacının imzasının bulunduğu, davacı tarafça sözleşme ve bonodaki imzanın inkar edilmediği, nakden ibaresi bulunan bonoya konu bedelin ödenmediği yönündeki davacı iddiasının kesin delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle ... aleyhine açılan 52.500 TL."lik bono ile ilgili davanın hukuki yarar (dava şartı) yokluğu nedeniyle reddine, 198.000 TL."lik bonoya ilişkin davanın kabulü ile davacının adı geçen davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı ... aleyhine açılan davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ve birleşen dosya davacısının tüm, davacı-birleşen dosya davalısının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi mahkemece 07.06.2010 tarihli karar ile reddedilmiş ve yargılaması sırasında icra dosyasına ödeme yapılmıştır. Bu durumda kabul edilen kısım ile ilgili dava istirdat davasına dönüşmüştür. Mahkemece icra dosyasına davacının borçlu olmadığına karar verilen 198.000 TL"lik senetle ilgili yapılan tüm ödemeler belirlenip, istirdadına karar verilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilmesi doğru olmayıp, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ve birleşen dava davacısının tüm, davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı-birleşen dosya davalısı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 16/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.