Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2733
Karar No: 2019/4219
Karar Tarihi: 10.06.2019

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/2733 Esas 2019/4219 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2018/2733 E.  ,  2019/4219 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/01/2017 tarih ve 2015/293 E- 2017/16 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce verilen 23/03/2018 tarih ve 2017/1470 E- 2018/313 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili; müvekkili tarafından yapılan 2013/57610 sayılı, "SÜTLER + Şekil" ibareli, 29, 30, 31, 32, 35 ve 43. sınıf mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna, davalı şirket tarafından 29, 30, 31, 32, 35 ve 43. sınıf mal ve hizmetleri kapsayan "SÜTER + Şekil" ibareli markaları mesnet gösterilerek yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından "süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)" emtialarının çıkarıldığını, anılan karara karşı müvekkilince yapılan itirazın ise nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, markaların bütün olarak değerlendirilmesinde farklılıkların belirgin olduğunu, başvuru markasının şekil ve tertip tarzı itibariyle davalı şirketin markalarından farklı olduğunu, farklı şekil unsuru içerdiğini, davalı şirkete ait markanın kelime unsurunun ayırt edici niteliğinin zayıf olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK"nın 2015-M-3588 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
    Davalı kurum vekili; markalar arasında benzerliğin ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Davalı şirket vekili; kurum kararının yerinde olduğunu, benzer sınıftaki mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin ve ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının esas unsurları, görsel özellikleri, telaffuzları ve yarattıkları kavramsal çağrışımlar yönünden benzer oldukları, başvuru markasından çıkarılan malların davalı markalarının koruma kapsamındaki mallar ile aynı olduğu, "SÜTER" ibareli davalı markaları ile "SÜTLER" ibareli davacı başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğu, kötü niyete ilişkin somut veri bulunmadığı, kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, taraf markalarının kapsadıkları mal ve hizmetlerin YİDK kararına konu emtialar yönünden benzer olduğu, bütün olarak değerlendirildiğinde markaların benzer olduğu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 556 sayılı KHK"nın 8/1-b maddesi koşullarının oluştuğu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, davacının marka başvurusunun kısmen reddine dair verilen davalı kurum kararının iptali istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davacının 2013/57610 sayılı, "SÜTLER+Şekil" ibareli, 29, 30, 31, 32, 35 ve 43. sınıf mal ve hizmetleri içeren başvuru markasındaki “SÜTLER+Şekil” ibaresi ile davalı şirkete ait “SÜTER+Şekil” ibareli markalar arasında, davacının marka başvurusu sırasında davalı kurumca reddedilen, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)” ürünler bakımından karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerliğin bulunduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiş ise de, davalı şirketin markalarındaki “SÜTER” ibaresi, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)” ürünler bakımından 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi anlamında tanımlayıcı bir ibare olup ayırt edici niteliği düşük olduğundan ve “SÜT” kökünden türetilen ibarelerin kullanımının kimsenin tekeline bırakılamayacağından başvuru sırasında reddedilen 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)” ürünler yönünden davacının başvuru markası ile davalı şirkete ait markalar arasında karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerliğin bulunmadığının kabulüyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK"nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/06/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

    KARŞI OY

    Dava, davacı yanın “Sütler” ibareli marka başvurusuna, davalı yanın “Süter” ibareli tescilli markasını mesnet göstererek yaptığı itirazın, “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından kabulü nedeniyle davacı yanca yapılan itirazın YİDK tarafından reddi üzerine bu kararın iptali istemiyle açılmış; ilk derece mahkemesince markaların 556 sayılı KHK’nın 8/1b maddesi çerçevesinde benzer oldukları kabul olunarak davanın reddine karar verilmiş, davacı yanın istinaf isteminde bulunması üzerine bölge adliye mahkemesince yazılı gerekçe ile başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
    Taraf markalarının bütüncül olarak karşılaştırılmasında görsel, sescil ve hatta anlamsal olarak birbiri ile benzer oldukları açık olup süt ve süt ürünleri emtiası bakımından ortalama tüketiciler nezdinde iltibasa sebebiyet vermeleri adeta kaçınılmazdır. Bu derece çarpıcı bir benzerlik söz konusu iken, ibarelerin “süt” kelimesinden türetilmiş olmalarının sonuca etkili kabul edilmeleri, 556 sayılı KHK’nın 8. maddesinin ihdas nedeniyle çelişmektedir.
    Öte yandan, Daire çoğunluğunun “süt” kelimesinden türetilen tüm ibarelerin süt emtiası bakımından tanımlayıcı olduğu yolundaki değerlendirmesine de bütünüyle katılmak mümkün değildir. Dilbilgisi açısından isimden isim yapmak için kullanılan yapım eklerinin, ortaya yeni bir isim çıkarmaları nedeniyle, artık, eklendikleri isimden farklılaşmaları mümkün ve muhtemeldir. Nitekim, davalı markasını oluşturan “Süter” ibaresinin de bu çerçevede oluşturulmuş bir yeni isim olduğu, doğrudan süt emtiası açısından tanımlayıcı mahiyeti bulunduğu söylenemez. Ancak, isme eklenen çoğul eklerinin davacı başvurusuna konu “Sütler” ibaresinde olduğu gibi ismin yalın halini tanımlayıcılıktan uzaklaştırması mümkün görünmemektedir. Bu durumda, davalının tescilli markasını oluşturan “Süter” ibaresinin değil, davacı başvurusuna konu ibarenin zayıf ve ayırt edici niteliği düşük olarak vasıflandırılması daha doğru olacaktır. Bu belirlemeden hareket ile, daha önce tescil edilmiş marka ile benzer olduğu ve iltibas tehlikesine yol açacağı çok açık olan davacı başvurusuna konu ibarenin, bu açıdan da marka olarak tesciline cevaz verilmesinin yerinde olmayacağı kanısındayım.
    Hülasa, gerek ilk derece mahkemesi kararının ve gerekse de anılan mahkemece verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle, davacı yan temyiz başvurusunun reddi ile temyize konu kararın onanması görüşündeyim.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi