10. Hukuk Dairesi 2011/2325 E. , 2012/7418 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26 maddesidir.
Davaya konu alacağın ödenmesine neden olan zaralandırıcı sigorta olayı, tersanede, tankerin arızasının giderilmesi ve sefere çıkmak için deneme çalışmalarının yapılması sırasında, kazan iç basıncının yükselmesi ile kapaktan basıncın dışarı çıkması sonucu kazalının vefatı, ... yanarak yaralanması biçiminde meydana gelmiş olup, hükme esas alınan kusur raporu ile de, davalı işveren şirketin %90, kazalının %5, diğer yaralı ...’nün ise, kendisine yapılan giderlerin rücuen tahsili talepli davada alınan kusur raporundaki %10 kusuru esas alınarak, bu durumda toplam kusur oranlarının %105 olamayacağı gibi bir gerekçe ile, Şükrü İnce’nin %5 kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiş, mahkemece, davalının %90 kusur oranı üzerinden ve iki hak sahibine bağlanan gelirlerin tahsilini talep ettiği halde, sadece ...’ye bağlanan gelirleri gözeterek, sorumluluğuna karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, diğer yaralı ...’ye yapılan giderler için,...sayılı dosyası ile dava açıldığı anlaşılmış ancak, içindeki bilgi ve belgeler iş bu dosya içinde olmadığı gibi o dosyada alınan kusur raporları dosya içine alınmamış, kesinleşip kesinleşmediği konusunda bir bilgi de bulunamamış, aynı olay nedeniyle açılmış bulunan tahkikat sonucu ile .... sayılı dosyanın içeriği ve akibeti araştırılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; öncelikle, aynı olayda yaralan diğer sigortalı...için yapılan giderler nedeniyle açılan dava dosyası getirtilip incelenmeli, o dosyada alınan kusur raporu ile, aynı olay nedeniyle başlatılmış bulunan tahkikat evrakının sonucu sorulmalı, açılmış olan ceza davası araştırılmalı, sanıkların cezalandırılıp cezalandırılmamış olmaları hususları da dikkate alınarak, her ne kadar Borçlar Kanununun 53.maddesi hükmü uyarınca hukuk hakimi, ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı değilse de, kesinleşmiş ceza ilamıyla saptanmış maddi olgularla bağlı olacağı hususu gözetilerek, zararlandırıcı sigorta olayının gerçekleşmesinde kusurları bulunanların kusur oranlarının, kamu düzeni düşüncesi ile oluşturulan işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuat hükümleri de gözetilerek, mevcut hükümlere göre alınacak tedbirlerin neler olduğunun tespiti ile, tarafların kusur oranlarının saptanması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme karar verilmesi isabetsizdir.
2-Kabule göre de; kusur raporunda, zararlandırıcı sigorta olayının gerçekleşmesi ile kazalının vefat etmesinde diğer yaralı ...mevzuata aykırı bir hareketinin neden olup olmadığı, ...’nün hareketi ile oluşan sonuç arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususları gözetilmeden, yazılı gerekçe ile, %5’er kusur verilmiş olması, hak sahibi ....’ye de bağlanan gelirlerin tahsili talep edildiği halde, hükümde gözetilmeyerek eksik alacağa hükmedilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.