10. Ceza Dairesi 2020/7948 E. , 2021/3508 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar :1-Uyuşturucu madde ticareti yapma (tüm sanıklar)
2- Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (sanık ...)
3- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (sanık ...)
4- Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma (sanık ... ve Musa)
Hükümler : Mahkumiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanık ... hakkında kurmak oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde:
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun"un 10.maddesinde yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan, sanık ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
TCK"nın 220. maddesinde tanımlanan "örgütün" varlığının kabul edilebilmesi için, hiyerarşik ilişki içinde olan en az üç kişiden teşekkül etmesi, örgütün yapısının sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaçlanan belirsiz sayıda suçları işlemeye
elverişli bulunması, suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme ile işbirliği, eylemli paylaşım anlayışı içinde hareket etmesi ve bu amaçlar doğrultusunda faaliyette bulunup, "devamlılık" göstermesi gerekir.
Örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek amacı için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil iştirak iradesinden söz edilebilecektir. Ancak, amaçlanan suçları işlemede kolaylık sağladığından, işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan örgütün varlığı için, amaç suçları işleme zorunluluğu olmadığı da dikkate alındığında, devamlılığın belirlenmesi noktasında yalnız amaç suçların sürekli bir şekilde işlenmesi değil, öncelikli olarak, amaç suçları sürekli biçimde işleme kararlılığının mevcut olup olmadığının araştırılması zorunludur.
Somut olayda ise; örgüt lideri olarak kabul edilen sanık ..."in suç tarihinde sanık ... ve ..."ın işvereni konumunda olması, aralarındaki iş ilişkileriyle tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, örgüt oluşturmak için yeterli sayıda kişi bulunmakla beraber, aralarında gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişki ile işbölümü ve suç işleme iradesinde devamlılık saptanamadığından, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olma” suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ... ve sanık ..."un temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
3-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
a) Hükme esas alınan Adli Emanetin 2014/378 sırasında kayıtlı bulunduğu anlaşılan gizli soruşturmacı raporlarının, 07/12/2013 tarihindeki güven alımına ilişkin raporun ve bu güven alımında ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin ekspertiz raporunun aslı veya onaylı örnekleri ile ses ve görüntü kayıtlarının denetime olanak sağlayacak biçimde dosya içerisine getirtilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
b) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasa ile 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin değiştirilmesi nedeniyle sanıkların durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ... ve Musa"nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, diğer yönler incelenmeksizin, hükümlerin BOZULMASINA, 15/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.