Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/13468
Karar No: 2020/2409
Karar Tarihi: 05.03.2020

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/13468 Esas 2020/2409 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, betonarme su deposunun sit alanı sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılmıştır. Ancak, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin benzer bir olayla ilgili kararında belirtildiği üzere, sit alanı kabul kararının tebliğine ilişkin bir zorunluluktan bahsedilemeyeceği, taşınmazın tapu kaydında koruma kararına ilişkin şerhin ya da koruma kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle, sanığın taşınmazın tapu kaydında koruma kararına ilişkin şerh bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve sonuca göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kararda, sanık hakkında verilen kararın kanun yararına bozma istemine dayanak olmadığı ve bozma isteğinin reddedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kanun maddeleri ise şöyledir: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri.
12. Ceza Dairesi         2019/13468 E.  ,  2020/2409 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

    2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan sanık ..."ın 2863 sayılı Kanun"un 65/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2019 tarihli ve 2017/487 esas, 2019/328 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2019 tarihli ve 2019/551 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
    Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2019 tarihli kararıyla sanık tarafından yapılan betonarme su deposunun sit alanı sınırları içerisinde kaldığından bahisle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06/04/2016 tarihli ve 2015/1635 esas, 2016/5780 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, doğal sit alanı içerisine yapı yapan sanığa, sit alanı kabul kararının tebliğine ilişkin bir zorunluluktan bahsedilemeyeceği ancak sanığın bu yerin sit alanı içerisinde kabul edilen bölge içerisinde kaldığının kabul edilebilmesi için taşınmazın tapu kaydında koruma kararına ilişkin şerhin bulunması, şerh de yoksa bu defa koruma kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olması gerektiği nazara alındığında; sanığın soruşturma aşamasında alınan 15/04/2016 tarihli ve kovuşturma aşamasında alınan 02/02/2017 tarihli savunmalarında, söz konusu yerin doğal sit alanında kaldığını bilmediğini, bilmesi durumunda yapıyı yapmayacağını beyan etmesi karşısında, taşınmazın tapu kaydında koruma kararına ilişkin şerh bulunup bulunmadığı, bulunmaması durumunda ise mutat vasıtalar ile mahallinde ilan yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 10/12/2019 gün ve 94660652-105-07-14058-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/12/2019 gün ve 2019/126236 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
    Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasasının 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
    Tüm bu nedenlerle, yapılan yargılama sonucu sanık hakkında verilen karara ilişkin, kanun yararına bozma isteminin CMK"nın 309. ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle,
    Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2019 tarihli ve 2019/551 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK"nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi