11. Hukuk Dairesi 2018/2797 E. , 2019/4168 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Saray(Tekirdağ) Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11/02/2015 tarih ve 2013/33-2015/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinine ait, yurt içi taşıma işleri organizatörlüğünde kullanılan R1 belgesinin bulunduğunu ve taraflar arasında anılan belgenin 115.000,00 TL bedel karşılığında davalı yana devri hususunda anlaşmaya varıldığını, davalı yanın sözleşme gereği müvekkiline 96.000,00 TL ödeme yaptığını ancak belgenin yenilenmesi halinde ilgili bakanlığa ödenecek bedeli gerekçe göstererek bakiye 19.000,00 TL’yi ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine giriştikleri takibin davalının kısmi itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin ilgili bakanlığa yenileme bedeli olarak 10.684,00 ödediğini ve söz konusu bedel üzerinden sözleşmeye göre hesaplanan borcunu davacıya ödediğini, sözleşmede ödeme hususunda geçerli bir vade belirlenmediğinden ve takip öncesinde de borcun ödenmesi için yapılan bir başvuru olmadığından takip öncesi için faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında yapılan 20.11.2008 tarihli sözleşmenin, davacının, davalıya devir ettiği R1 yetki belgesinin yenilenmesi esnasında yenileme bedelinin nasıl paylaşılacağına ve bu paylaşım sonucunda davacının davalıdan olan alacak miktarı 19.000,00 TL"nin nasıl ödeneceğine ilişkin olduğu ve buna ilişkin olarak varsayıma dayalı bir belirleme yapıldığı, Karayolları Taşıma Yönetmeliği"nin 80. maddesine göre yenileme ücretinin, belge bedelinin %15"i oranında olduğu ve bu hususun taraflar arasındaki sözleşmeyle de teyit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye konu R1 belgesinin yenileme bedeli olarak davalının 17.11.2011 tarihinde 10.684,00 TL ödediği, sözleşmeye göre, ödenecek yenileme bedelinin 60 aylık yenileme süresine göre 44 aylık kısmına düşen değere davacının katlanacağı ve bu bedelin davacının alacaklı olduğu 19.000,00 TL"den mahsup edilerek davalının borçlu olduğu tutarın saptanacağı, buna göre, 10.684,00 TL yenileme bedelinin 44/60 oranı olan 7.834,93 TL‘nin davacının katlanması gereken bedel olduğu, bu miktar 19.000,00 TL’den mahsup edildiğinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 11.165,07 TL alacaklı olduğu, davalının bu borcun 8.318,00 TL"lik kısmını kabul ettiği, bu yönüyle, asıl alacaktan 2.847,07 TL"lik kısma vaki itiraz haksız görüldüğü, davacının 11.165,07 TL alacağa 17.11.2011 tarihinden 21.03.2012 tarihine kadar işlemiş 632,50 TL faizi de talep hakkı olduğu, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de yerinde görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 2.847,07 TL asıl, 632,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.479,57 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20"sine karşılık gelen 569,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak mahkemece, taraflar arasında imzalanan 20.11.2008 tarihli protokolle davaya konu belgenin yenilenme tarihinin muacceliyet tarihi olarak belirlendiği gerekçesiyle, belgenin yenilendiği tarih ile takip tarihi arasında işlemiş faiz bakımından da itirazın iptaline karar verilmişse de söz konusu protokolde muacceliyet hususunda kesin bir tarih belirlenmediği anlaşılmaktadır. Davacı yanca, takipten önce borcun ödenmesi için davalı yana yapılan bir başvuru da olmadığına göre, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, takipten önce işlemiş temerrüt faizi bakımından da itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.