12. Ceza Dairesi 2019/6146 E. , 2020/2323 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : I-Katılan sanık ... hakkında CMK"nın 223/2- e. maddesi uyarınca beraat,
II-Katılan sanık ... hakkında TCK"nın 89/1, 89/2-a-b-d-e, 62/1, 52/2, 3, 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
III-Müşteki sanık ... hakkında TCK"nın 89/1, 89/2-a-b-d-e, 62/1, 52/2-3, 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan müşteki sanık ... ile katılan sanık ..."nın mahkumiyetine, katılan sanık ..."in ise beraatine ilişkin hüküm, katılan sanık ... müdafii ile müşteki sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sanık ..."nın idaresindeki ticari minibüs ile gece vakti aydınlatmanın olduğu tek yönlü iki şeritli yolda seyir halinde iken kavşağa geldiğinde orta refüj aralığından sola dönüş yapmak için sola doğru manevra yaptığı sırada, aynı istikametten arkasından gelmekte olan katılan sanık ..."in yolcu olarak bulunduğu müşteki sanık ..."ın idaresindeki motosikletin minibüsün sol arka teker kısmına çarpması neticesinde, ..."ın vücudunda ağır (4) derecede kemik kırığı meydana gelecek, ..."in ise hayati tehlike geçirecek, vücudunda ağır (4) derecede kemik kırığı meydana gelecek, organ işlevinin sürekli yitirilmesi ve yüzde sabit iz oluşturacak nitelikte yaralandıkları olayda, motosiklet sürücüsünün ... olduğu, ..."ın tali kusurlu, İsa"nın ise asli kusurlu hareketiyle kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, ... ve İsa"nın mahkumiyetine, ..."in ise beraatine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
A-Katılan Sanık ... müdafinin müşteki sanık ..."in mahkumiyetine ve katılan sanık ..."ın beraatine ilişkin hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılma talebi kabul edilmesine rağmen, meydana gelen trafik kazasında ...’nın yaralanmadığı, bu itibarla suçtan zarar görmediği ve katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
B-Müşteki sanık ... müdafinin katılan sanık ..."ın beraatine ve katılan sanık ..."nın mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/5. maddesinde yer alan, "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda beşinci fıkra kapsamına girecek şekilde bilinçli taksir halinin gerçekleşmediği, müşteki sanık ...’ın 01/11/2010 tarihli eylem nedeniyle ... hakkında 13/12/2011 tarihinde 6 aylık süre geçtikten sonra şikayette bulunması nedeniyle, katılan sanık ... hakkında kamu davasına katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığı, katılan sanık ... açısından ise, 30/06/2011 tarihli celsede İsa hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, bu itibarla hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK" un 317. maddesi uyarınca müşteki sanık ... müdafinin temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE,
C-Müşteki sanık ... müdafinin ... hakkındaki katılan sanık ..."a yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Meydana gelen kazada katılan sanık ..."nın asli, müşteki sanık ..."ın tali kusurlu olarak değerlendirilmesi gerekmekte ise de, netice itibariyle müşteki sanık ... hakkında hükmedilen ceza miktarının yerinde olduğu gözetilerek bu durum bozma nedeni yapılmamaış olup, yine katılan sanık ..."in yaralanmasının niteliği dikkate alındığında müşteki sanık ..."ın TCK"nın 89/2. maddesi yerine TCK"nın 89/3-b. maddesi uyarınca cezalandrılması gerekmekte ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, müşteki sanık ... müdafinin kararın yasaya aykırı olduğu, bozulması gerektiği, motosikleti ..."in kullandığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
D-Katılan sanık ... müdafinin ... hakkındaki katılan sanık ..."a yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından, yine katılan sanık ..."in yaralanmasının niteliği dikkate alındığında, katılan sanık ..."nın TCK"nın 89/2. maddesi yerine TCK"nın 89/3-b. maddesi uyarınca cezalandrılması gerekmekte ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık ... müdafiinin kusur değerlrndirmesi yapılırken motosikletin frenlerinin tutmaması, ışıklarının yanmaması, kask kullanılmaması gibi hususların gözönüne alınmadığı, İsa açısından motosikletin sürücüsünün kim olduğu hususunun öneminin olduğu, sürücünün ... olması halinde hukuk davasında kusuru oranında indirim yapılacağı, bu nedenle bu konuda görüş bildirme haklarının olduğu, yaralanmaların niteliği de dikkate alındığında motosiklet sürücünün ... olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 03/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.