11. Hukuk Dairesi 2019/1114 E. , 2019/4048 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti"nce verilen 09.08.2018 gün ve 2018/52568 sayılı karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, aracı kurum olarak çalışan müvekkilinin davalı ... şirketince kobi paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin kendi adına ya da başkası adına elinde değerli kağıtları bulundurduğunu, bunların ticari anlamda alış satışını gerçekleştirdiği için çalışanları tarafından suistimal edilme ihtimaline karşılık sigorta poliçesinde emniyeti suistimal kaydının yer aldığını, müvekkil şirket bünyesinde çalışan iki şahsın şirketin sorumluluğunda olan ve vefat eden bir yatırımcının hesabında bulunan hisseleri kendi şahsi hesaplarına virman ettiklerini, söz konusu şirket çalışanları hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve şahıslardan birinin suçunu ikrar ettiğini, ayrıca bu kişiler hakkında İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/471 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davanın halen derdest olduğunu, müşterilerine ait değerli kağıtları saklamak ve korumakla mükellef olan müvekkili şirketin zarara uğradığını, şirket çalışanlarının hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediklerini ve poliçedeki emniyeti suistimal teminatına göre davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürerek teminat tutarı olan 180.000.- TL"nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen zararın teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacı çalışanı Bülent Engin"in olayı ikrar ettiği, hakkında TCK"nın 155/2. maddesine göre iddianame tanzim edilerek kamu davası açıldığı, konu hasarın emniyeti suistimal teminatında olduğu, bu teminat limitinin 100.000.- TL olduğu ve %10 muafiyet uygulanacağı gerekçesiyle 90.000.- TL tazminatın davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, davacı şirket tarafından, dava konusu zarara sebebiyet verdiğini belirttiği şirket çalışanları aleyhine söz konusu hisselerin veya karşılığı bedelin iadesi talebiyle 07.11.2017 tarihinde İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/471 E. sayılı dosyasında dava açıldığı, davanın derdest olduğu, hakem kararına konu olay ile dava konusu olayın tarafları farklı olsa da konusunun aynı olduğu, yine her iki yargılama bakımından uyuşmazlığın tek olduğu, Sigortacılık Kanununun 30/14. maddesinde yer alan “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz” şeklindeki düzenlemenin özel bir dava şartı niteliğinde olduğu, dolayısıyla konunun Tüketici Sorunları Hakem Heyetine veya genel mahkemelere götürülmesi halinde artık sigorta tahkim komisyonuna başvuru imkanın kalmamış olacağı gerekçesiyle itirazın kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına, davacı başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilli temyiz etmiştir.
Dava, kobi paket sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada itiraz hakem heyetince, davacının, gerçek zarar sorumluları çalışanlarına karşı genel mahkemede dava açtıktan sonra sigorta şirketi aleyhine başvuru yaptığı, anılan dava konusu ile heyete başvuru konusunun aynı uyuşmazlık olduğu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/14 hükmünün tipik bir derdestlik olmayıp uyuşmazlık konularının aynı olmasının da hakem heyetinin uyuşmazlığa bakmaya engel teşkil edeceği gerekçesiyle usulden ret kararı verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 114/1-ı hükmü ve Sigortacılık Kanununun 30/14 maddesi, somut olayda bir bütün olarak değerlendirildiğinde genel mahkemede açılan davanın hukuki nedeni ve tarafı farklı olduğundan, eldeki davaya hakem heyetinin bakmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. O halde itiraz hakem heyetince her iki davanın konusunun aynı olduğundan bahisle reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının davacı taraf lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.