Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/4809
Karar No: 2020/2420
Karar Tarihi: 01.06.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/4809 Esas 2020/2420 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2019/4809 E.  ,  2020/2420 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    No : 2015/531-2019/98

    Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyularak, hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-Mahkemece verilen 21.12.2012 tarihli karar, Dairemizin 13.11.2014 günlü ve 2014/16703 Esas, 2014/23659 Karar Sayılı ilamı ile ""Yukarıda açıklanan prosedür doğrultusunda inceleme yapılarak, iş göremezlik oranının belirlenmesi ve iş göremezlik oranının artması halinde, hangi tarihten itibaren arttığı, artan oran üzerinden gelir ödenip ödenmediği ve artma halinde ise; ilk gelire girme tarihindeki, artan iş göremezlik oranı üzerinden hesaplanan ilk peşin değer miktarından, artma tarihine kadar fark fiili ödeme tutarı mahsup edilerek, çıkan tutarın, kusur karşılığından sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken...” gereğine işaret edilerek, bozulmuştur.
    Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
    Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
    Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
    Mahkemece, iş göremezlik oranının artması veya azalması halinde, hangi tarihten itibaren arttığı veya azaldığı belirlenerek;
    a)Azalma halinde ilk peşin değer ve gerçek zarar tavan hesabı üzerindeki etkisi araştırılarak sonuca göre bir karar verilmesi,
    b)Artması halinde ise, hangi tarihten itibaren arttığı, artan oran üzerinden gelir ödenip ödenmediği, ilk gelire girme tarihindeki, artan iş göremezlik oranı üzerinden hesaplanan ilk psd"den, artma tarihine kadar fark fiili ödeme tutarı da mahsup edilerek, çıkan tutarın, kusur karşılığından sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, isabetsizdir.
    2-Davaya konu somut olayda, kurum tarafından bozma öncesi 34.064,47 TL ilk psd, 236,25 TL tedavi gideri ile 968,32 TL geçici iş göremezlik ödeneği istenmiş olmasına rağmen, Mahkemece 46.812,51 TL ilk psd ile 968,32 TL geçici iş göremezlik ödeneği hakkında hüküm kurularak, ilk psd bakımından talepten fazlaya karar verilmesi, tedavi giderleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması ile davacı vekilinin teselsül talebinde bulunmasına rağmen oluşan kurum zararının tamamından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmamaları usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 01.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi