Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/4362
Karar No: 2020/2415
Karar Tarihi: 01.06.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/4362 Esas 2020/2415 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2019/4362 E.  ,  2020/2415 K.

    "İçtihat Metni"

    Bölge Adliye
    Mahkemesi : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    No : 2018/79-2019/571
    İlk Derece
    Mahkemesi : İzmir 1. İş Mahkemesi
    No : 2016/180-2017/411

    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve fer müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı vekili, “Müvekkilinin, davalıya ait işyerinde, işyerinin eski işletmecisi ve sahibi olan ...’ın ölüm tarihinden itibaren başlamak üzere, işine son verilme tarihi olan 31.12.2015 tarihine kadar aralıksız olarak geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini” talep etmiştir.
    II-CEVAP
    Davalı vekili, davacının çalışma süreleri bakımından doğru beyanda bulunmadığını yine SGK Başkanlığı vekilinin cevap dilekçesinde belirtildiği gibi, bu süreler içerisinde davacının başka işyerlerinde kayıtlı işçi olarak çalıştığının bildirildiğini, bu nedenle, davacının, müvekkiline ait işyerinde SGK’na bildirilen çalışmalarından başka bir çalışmasının olmadığını, ayrıca davada hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    SGK Başkanlığı vekili; davada 506 sayılı Yasanın 79/10 ve 5510 sayılı Yasanın 86/9 maddelerinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia ettiği dönemlerle çakışır şekilde muhtelif işyerlerinden çalışma bildirildiğinin görüldüğünü, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda "Davanın kısmen kabulü ile; ... T.C. kimlik ve ... s.s. numaralı davacı ...’ın; davalı işveren ...’a ait 1447745.35 sicil sayılı işyerinde; 10.09.2010 – 10.11.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1861 gün çalıştığı, 682 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, 1179 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine,davacının bunun dışında kalan taleplerinin reddine," karar verilmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
    Bölge Adliye Mahkemesince "İzmir 1. İş Mahkemesi"nin, 23.10.2017 tarihli, 2016/180 E, 2017/411 K. sayılı kararına yönelik davalı ... vekili ile SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine," şeklinde karar verilmiştir.
    TEMYİZ NEDENLERİ:
    Davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde özetle, davacının bildirim yapıldığı kadar çalışması olduğunu, başka işyerlerinde de çalışmaları olduğunu,başka işyerlerinden yapılan bildirimlerinin iptal edilmeden de karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulması talep edilmiştir.
    fer"i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; 10.09.2010-31.12.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, bildirimlerin aksinin aynı değerde yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği gerekçelerine dayalı olarak kararın bozulması talep edilmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
    Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacı tarafından, 2010 yılı Eylül ayından 31.12.2015 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığının tespitinin talep edildiği, davalı işyerinin dedesi dedesi ... adına tescilli olan işyerinin devamı olduğu, ... adına olan işyerinin 01.08.1966 tarihinde kapsama alınan 30.09.2010 tarihinde kapsamdan çıkan işyeri olduğu, davalı adına tescil edilen işyerinin 01.06.2012 tarihinde kapsama alındığı, davalının dedesi ...ın 10.09.2010 tarihinde öldüğü, davacının davalıya ait işyerinden; 20.06.2012-10.11.2014, 17.04.2015-10.11.2015 tarihleri arasında bildirimlerinin yapılmış olduğu,tespiti istenen dönem içinde; davacının başka işveren işyerlerinden bildirimlerinin yapılmış olduğu, mahkemece, davacı ve davacı tanık beyanlarına itibar edilerek, başka işyerlerindeki çalışmalarının gerçek olmadığı kabul edilerek, 10.09.2010-10.11.2015 tarihleri arasındaki bildirim dışı günlerde çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re"sen gözetilmesi gereken bir husustur. Davada husumetin yanlış kişiye yönlendirilmesi veya davalı tarafın eksik gösterilmesi halinde dava sıfat yokluğundan hemen reddedilmemeli, belirtilen eksikliğin giderilmesi yönünde bir talebin bulunması ve dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığının anlaşılması halinde, hakim, HMK’nun 124. maddesinin 4. fıkrasında açıklandığı üzere, karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul ederek, davayı diğer kişilere de teşmil ederek, yargılamaya devam etmelidir.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124. maddesi ile, “ Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, taraf değişikliği karşı tarafın muvafakati ile gerçekleştirilebilirken maddi hata bulunması, dürüstlük kuralına aykırı olmaması veya yanlışlığın kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ise karşı tarafın muvafakati aranmaksızın hakim tarafından kabul edilmek suretiyle yapılabilmektedir.
    Somut olayda; öncelikle, 10.09.2010-01.06.2012 dönem yönünden dede ..."ın mirasçıları araştırılmalı, davalı dışında başka mirasçısı varsa davaya katılımı sağlanmalı, ayrıca tespit istemine konu süre içinde, davalı işyeri dışında davacının bildirimlerinin yapıldığı işverenlerin de hak alanlarını ilgilendirdiğinden, davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği HMK. 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle, adı geçen şahıslara karşı husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, davaya katılımı sağlanan kişilerin göstereceği bütün deliller toplanmalı, gerektiğinde resen de araştırma yapılarak oluşacak kanaate göre karar verilmelidir.
    Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı ve fer müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi