1. Hukuk Dairesi 2016/12908 E. , 2019/5629 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, davalı ...’un “resmi dairelerdeki işleri yürüteceğim ve imar işlemleri ile ilgili gerekli yazışmaları yapacağım” telkini ile mirasbırakan ...’dan vekaletname aldığını, adı geçen vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak murise ait dava konusu ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları hile ile adına devrini sağladığını, sonrasında ise bir kısım taşınmazı dava dışı kişilere satış suretiyle bedelsiz ve muvazaalı olarak devrettiğini, maddi durumu çok iyi olan mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığını, tüm işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, mümkün olmazsa tespit edilecek bedelin tahsilini istemişlerdir.
Davalı, 1976 yılından murisin ölüm tarihine kadar mirasbırakan babannesi ile birlikte yaşadığını, tüm bakım ve ihtiyaçlarının kendisi tarafından karşılandığını, murisin vekaletnameyi serbest iradesi ile verdiğini ve sağlığında vekalet görevinin kötüye kullandığına ilişkin bir itirazının bulunmadığını, muvazaanın da söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, üçüncü kişilere devredilen ... ada ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, diğer taşınmazlar olan ... ada ... ve ... nolu parseller yönünden ise muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacılar vekili ve davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak, bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 26. maddesi hükmü gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna usul hukukunda taleple bağlılık ilkesi denilmektedir.
HMK"nin 26. maddesi ve doğru sicil oluşturma ilkesi uyarınca çekişme konusu ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda davacıların miras payı oranında tapu kaydının iptali ile iptal edilen payın davacılar adına tesciline, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken davalı payı yönünden yeniden tescil hükmü kurulması doğru değildir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 2. bendindeki “... ve 7/9 hissesinin davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,” ibaresinin çıkarılarak yerine "....adına kayıt ve tescili ile kalan payın da davalı ... üzerinde bırakılmasına,” ibaresinin yazılmasına, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.