8. Ceza Dairesi 2017/10798 E. , 2018/1427 K.
"İçtihat Metni"
İhbarname No : KYB - 2017/6707
Başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 267/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Ereğli/Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2006 tarihli ve 2005/466 esas, 2006/589 sayılı ilâmı tekerrüre esas olması sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 58/6. maddesine göre sanığa verilen hapis cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, KONYA 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2016 tarihli ve 2016/249 esas, 2016/481 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13/03/2014 tarihli ve 2013/18250 esas, 2014/2922 sayılı ilâmındaki “…..765 sayılı TCK"nın 81. maddesinde düzenlenen tekerrür hükmü ile 5237 sayılı TCK"nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükmü kapsamları ve sonuçları itibariyle farklılıklar içermektedir. Tekerrür, 765 sayılı TCK"da "cezanın artırım nedeni" olarak öngörülmüş iken, yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir "infaz rejimi" olarak düzenlenmiştir. Söz konusu mükerrirlere özgü infaz rejiminin nasıl uygulanacağı ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunda tanzim edilmiş olup, bu kanunun "Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri" başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında; "tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz" hükmü yer almış, birinci fıkranın (c) bendine göre ise mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler hakkında infaz şartları ağırlaştırılarak koşullu salıverilme süresi, süreli hapis cezasında cezanın dörtte üçü olarak belirlenmiştir.
Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun ilk hükmün kesinleşmesinden sonra işlenmesi yeterli olup, bu cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak kanun koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi şartını aramadığı halde, infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise cezanın infazı tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır.
Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinin sonucu olarak; mükerrir sanık hakkında sonraki suç nedeniyle kanun maddesinde seçimlik ceza olarak hapis veya adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunması, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve hükümlü hakkında hapis cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerekmektedir.
5275 sayılı Kanunun 108. maddesinin 3. fıkrasında "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez" düzenlenmesine yer verilmiştir. Sanık hakkında birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi halinde ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık koşullu salıvermeden yararlanamayacaktır. Ancak, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, ilk kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin 5237 sayılı TCK"nın 58. maddesi kapsamında uygulanması gerekir. Somut olayda ilk mükerrirliğin, 765 sayılı TCK"nın 81. maddesi ile oluşması ve bu suretle önceki cezanın arttırılması nedeniyle buna dayanılarak sanık hakkında ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda mümkün değildir. ..” şeklindeki açıklamalara nazaran, somut olayda Mahkemece sanık hakkında 2. kez tekerrür hükümleri uygulanmasına esas alınan Ereğli/Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2006 tarihli ilamına konu suçun 14/03/2004 tarihinde işlendiği ve Konya 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 08/02/2000 tarihli ve 1999/914 esas, 2000/55 sayılı ilâmı sebebiyle sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1. maddesi uyarınca uygulama yapılmış ise de, sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik koşullarının bulunmadığı hâlde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.01.2017 gün ve 14794 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2017 gün ve KYB/2017...6707 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın tekerrüre esas alınan sabıka kaydındaki Konya/Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/466 esas, 2006/589 karar sayılı ilamında yer alan ve 765 sayılı TCK.nun 81. maddesinde düzenlenen tekerrür hükmü ile 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükmü kapsamları ve sonuçları itibariyle farklılıklar içerip, 765 sayılı TCK.da tekerrür cezada artırım öngörürken, 5237 sayılı TCK.daki düzenlemede cezanın infazı aşamasında koşullu salıverme süresinin belirlenmesi ile ilgili
olduğu ve infazla ilgili sonuç doğurduğundan, sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı"nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 13.06.2016 gün ve 2016/249...481 esas...karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümdeki diğer hususların aynen muhafazasına, ancak; tekerrür uygulanmasına ilişkin paragraftaki ""ikinci kez"" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.