13. Hukuk Dairesi 2018/2765 E. , 2018/8822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya olan borcunu ödediği halde senedi iade etmediğini ve daha sonra ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2630 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacıya gerekçeli karar 21.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı 11.07.2016 tarihinde hükmü temyiz etmiştir. HUMK"nun 427 maddesi uyarınca 15 günlük süre geçtikten sonra 11.07.2016 tarihinde verilen dilekçe süresinde olmadığından temyiz talebinin reddi gerekir.
2-İİK 72/3-4 maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15"inden aşağı olmamak üzere göstereceği tazminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararını gösterilen teminattan alacağı, alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı, bu zararın herhalde yüzde %40"tan aşağı tayin edilemeyeceği hüküm altına alınmış, 6352 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle 05/07/2012 tarihinden itibaren % 40 oranı % 20 olarak değiştirilmiştir.
Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekir. Somut olayda, mahkemece, 03.02.2009 tarihinde davacıdan % 15 teminat alınmak suretiyle icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğu halde davalı lehine takibin az yukarıda sözü edilen yasal değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce 04.11.2008 günü açılmış olması gözetilerek % 40 inkar tazminatına hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Hal böyleyken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7.maddesi gereğidir.
3-Davacı, davalının başlatmış olduğu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, 128.442,00 TL üzerinden harç yatırmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı lehine yürürlükte bulunan ...‘ ye göre 13.025,36 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz dilekçesinin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinde bulunan “Davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine,” cümlesinin çıkarılarak yerine “... 1. İcra Müdürlüğünün 2008/2630 esas sayılı icra dosyasında takip konusu alacak miktarının % 40"ı oranında tazminatın, davacı taraftan alınarak, davalı tarafa verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, 3. bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5. bendinde bulunan “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan ... gereği 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” cümlesinin çıkarılarak yerine “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan ... gereği 13.025,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.