Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/6751
Karar No: 2017/820
Karar Tarihi: 06.02.2017

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/6751 Esas 2017/820 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı banka, müşterek müteselsil kefalet için eşin rızasının alınması zorunluluğunun olmadığını savundu. Ancak, mahkeme 6098 sayılı Kanun'un kefalette eş rızasını arayan maddesinin kamu düzeni kuralı olduğu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçmişte gerçekleşmiş olsalar bile doğrudan kanunla belirlenmiş işlemlere uygulanacağı kuralını kabul etti. Bu nedenle, davanın kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verdi. Ancak, mahkeme kararı davalı banka tarafından temyiz edildi ve temyiz başvurusu kabul edildi. Kanun maddeleri dört ayrı kanunun maddeleri olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin hükümleri, 6101 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki işlemlerin hangi kanun hükümlerine göre uygulanacağına dair hükümleri ve 6101 sayılı Kanun'un 2. ve 7. maddelerinin kamu düzenine ilişkin hususlarda gerçekleştikleri tarihlerle ilgili düzenlemeleri yer alır.
19. Hukuk Dairesi         2016/6751 E.  ,  2017/820 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen kararın süresi içinde davalı banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -

    Davacı vekili, Mahmudiye ... Bankasından kredi kullanan davalılardan ..."ya kefil olan eşinin bu durumu müvekkilinden sakladığını ve müvekkilinin muvafakatı olmadan eşini borçlandırdığını ileri sürerek, haksız kefaletin sonlandırılmasına yönelik açılan davanın kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, kredi sözleşmesinin akdedildiği tarihte müşterek müteselsil kefillik için eşin rızasının alınması için yasal bir zorunluluk bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece toplanan delillere göre, 6098 sayılı Kanunun kefalette eş rızasını arayan maddesinin kamu düzeni kuralı olarak kabul edilmesi gerektiği, Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak daha önce gerçekleşmiş olsalar bile içeriklerinin tarafların iradeleri gözetilmeksizin doğrudan doğruya kanunla belirlenmiş işlem ve ilişkilere uygulanacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2-Uyuşmazlık 13/04/2012 tarihinde düzenlenen kefalet sözleşmesinde eşin rızasına gerek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kefalet sözleşmesinde eşin rızasını düzenleyen 6098 sayılı TBK"nın 584. maddesi hükmü 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kefalet sözleşmesinin düzenlendiği tarihte 818 sayılı Borçlar Kanununun kefalete ilişkin hükümleri yürürlükte olup sözleşme tarihi itibariyle eş rızasına ilişkin bir yasal düzenleme mevcut değildir. 6101 sayılı TBK"nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 1. maddesine göre TBK"nın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadığına dair sonuçlara, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse , o kanun hükümleri uygulanır.
    Her ne kadar 6101 sayılı Kanunun 2. ve 7. maddelerinin kamu düzenine ilişkin hususlarda gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemler ile görülmekte olan davalara da uygulanacağına dair düzenleme bulunmaktaysa da belirtilen yasa hükümlerinin somut olay bakımında uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Mahkemece, bu yönler gözetilmeksizin somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi