10. Hukuk Dairesi 2010/17126 E. , 2012/4913 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işverene ait avukatlık bürosunda avukat olarak 01.10.2007–14.05.2008 tarihleri arasında 1.000,00 TL ücretle çalıştığının tespitini talep etmiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalı işverene ait işyerinde avukatlık bürosunda avukat olarak 01.10.2007– 14.05.2008 tarihleri arasında 1.000,00 TL ücretle çalıştığının tespitini talep etmiş, Mahkemece, davacının talep edilen sürede davalı işverene ait büroda asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 2.maddesi hükmüne göre; bir hizmet sözleşmesine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan kimse anılan Kanun kapsamında sigortalı sayılır. Bir başka anlatımla, sigortalı ile işveren arasındaki iş ilişkisinin hizmet sözleşmesine dayanması gerekir.
Hizmet sözleşmesinin belirleyici özelliği ise “zaman” ve “bağımlılık” unsurlarıdır. Bu çerçevede, belirli yada belirsiz bir sürede iş gücünü sunan kimse (=sigortalı) ile bunu kabul eden kimse yada kimseler arasındaki iş ilişkisini hizmet akdi olarak tanımlamak mümkündür. Bağımlılık unsurunun varlığı için de, işverenin çalışanı denetleme ve isteğine göre sigortalıya iş edimini yaptırma gücünün varlığı şarttır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de; verilen hüküm eksik incelemeye ve araştırmaya dayalıdır.
Davacı avukat olup, mahkemece, serbest meslek faaliyetinden dolayı vergi dairesinde gelir vergisi mükellefi olup olmadığı araştırılmamış, davacıya ait İzmir Barosundaki özlük dosyası getirtilmemiş, çalışma ilişkisine vakıf olabilecek tanık beyanlarına başvurulmamış, davacının kendi nam ve hesabına avukatlık faaliyetini yürütüp yürütmediği, işverene bağlı olarak çalışıp çalışmadığı konusunda yeterli irdeleme yapılmamıştır.
Diğer taraftan, ücret konusunda yapılan inceleme de yetersizdir.
Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. ....sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret miktarı HUMK 288. maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür (HUMK m. 292).
O halde, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak, uyuşmazlık konusu dönemin, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; delillerin bütünüyle değerlendirilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekilleri ve davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalılardan ..."a iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.