10. Hukuk Dairesi 2010/15554 E. , 2012/4902 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi hükmü gereğince davalı işverenden rücuan alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
... tarafından 26.12.2008 tarihinde düzenlenen ... göre mesleki pnömokonyoz tanısı konulan sigortalının, anılan meslek hastalığına bağlı olarak meslekte kazanma gücünün %21 oranında azaldığı ve iki yıl sonra kontrol muayenesine tabi tutulması gerektiği belirgin olup, sürekli iş göremezlik geliri, geçici iş göremezlik ödenekleri, tedavi giderleri yönünden açılan işbu davada mahkemece yapılan yargılamada bilirkişi tarafından düzenlenen, meslek hastalığının oluşumunda davalı işverenin %75, sigortalının %20 oranında kusurunun bulunduğu, kaçınılmazlık unsurunun da %5 oranında etken olduğunun belirtildiği rapora dayanılarak, gelir ve sosyal yardım zammının başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri ile davalının %75 kusur oranı benimsenmek suretiyle istemin kısmen hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesinin ilk fıkrasında, meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi ya da suç sayılabilir bir davranışı sonucu olmuşsa, sigortalı hakkında yapılan sosyal sigorta yardımlarından doğan zararın Kurumca işverene ödettirileceği, işçi ve işveren sorumluluğunun saptanmasında kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanununun “İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri” başlıklı 77’nci maddesinde, işverenlerin işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmak, işçilerin de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlü oldukları, işverenlerin işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli önlemler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorunda oldukları açıklanmıştır.
Bu yasal düzenlemeler ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olmadığı, yasal mevzuat kapsamında gerekçe içermediği ve yöntemince düzenlenmediği belirgindir. Bu bakımdan, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman farklı bilirkişiye kusur incelemesi yaptırılıp 506 sayılı Kanunun 26., 4857 sayılı Kanunun 77., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun rapor düzenlenerek meslek hastalığının oluşumunda tüm ilgililerin kusur oran ve aidiyetleri oluşa uygun olarak belirlenmeli, sonrasında, gelir bağlama kararında 26.12.2010 tarihinde kontrol muayenesine tabi tutulacağı belirtilen sigortalının, anılan muayene sonucu ve bunun sürekli iş göremezlik derecesine etkisi açıklıkla saptanmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme sonucu, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak ve kontrol muayenesi sonucu araştırılmaksızın karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.