12. Ceza Dairesi 2019/2765 E. , 2020/2164 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 2.639,31 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/69-2010/385 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçundan beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz incelemesinden geçerek 30/06/2015 tarihinde kesinleştiği, davacının belirtilen dosyanın konusunu oluşturan eylemlerden ötürü 09/01/2010-24/05/2010 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, davanın işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı vekilinin CMK"nın 142. maddesinde belirtilen dava açma süresi içerisinde 20/11/2015 havale tarihli dilekçe ile haksız gözaltı tarihinden itibaren hükmedilecek maddi ve manevi tazminata yasal faiz uygulanması isteminde bulunduğu görülmesine karşın, davacının bu talebinin reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1 numaralı bendinde yer alan, “maddi tazminatın” ibaresinden sonra gelmek üzere, “09/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile” ibaresinin, “manevi tazminat” ibaresinden sonra gelmek üzere “ 09/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile” ibaresinin eklenmesi, aynı bentte yer alan “Davcı vekili 18/11/2015 tarihli açıklama dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş ise de, dava dilekçesinde faiz talep etmediği, başlangıçta talep etmediği faizi daha sonra verdiği dilekçe ile istemesinin yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmakla faiz talebinin REDDİNE,” ibaresinin tamamen hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.