Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/864
Karar No: 2020/2311
Karar Tarihi: 11.03.2020

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/864 Esas 2020/2311 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2019/864 E.  ,  2020/2311 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi



    Davacı Kurum, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan ölüm aylıklarının ilk peşin değerli gelirinin 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Dava 03.03.2007 tarihinde inşaatta çalışırken yaralanan sigortalıya yapılan tedavi giderlerinin 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
    1479 sayılı Kanunun 63. maddesine göre; “Üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, Kurum, sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar. Ancak, Kurum, yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere (...) ve diğer sorumlulara rücu eder...” düzenlemesiyle, üçüncü kişinin sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için, “suç sayılır hareketi” ile yardımların yapılmasına neden olma koşulu öngörülmüştür. “Rücu edilebilmesi için üçüncü kişinin suç sayılır hareketinin, 1479 sayılı Kanunda yazılı yardımların yapılmasını gerektirecek nitelikte olması gerekmektedir... Kurumun yapmış olduğu yardımları sorumlulara rücu edebilmesini sağlayan üçüncü kişinin suç sayılır hareketi, Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilmelidir. Dolayısıyla bu kavramın içine hem cürüm hem de kabahat suçları girmektedir...”(Levent Akın, Bağ-Kur Sigorta Yardımları, Alfa Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 1996, s.197) “Bu yön, zararla üçüncü kişinin eylemi arasında uygun neden-sonuç bağlantısının varlığını zorunlu kılmaktadır. Eğer böyle bir bağlantı yoksa, üçüncü kişinin yardımlardan sorumlu tutulması düşünülemez. Madde hükmünün öngördüğü “suç”la çerçevelenmiş sınırlı bir sorumluluk bulunduğu ortadadır.”(M. Çenberci, T. Uyar, Bağ-Kur Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, Ankara 1979, s.263)
    Öte yandan, zararlandırıcı sigorta olayının, davalı ...’a ait ve davalı ... yönetimindeki otomobilin,önünde seyreden meçhul araç sürücüsünün ani manevra ile şerit değiştirmesi sonucu, sürücü davalı ...’ın önündeki araçların daha yavaş seyrettiklerini gördüğü ve bu nedenle önünde seyreden diğer araçlara çarpmamak için aniden sağ şeride yönelmesi sonucu kazalının aracına sol yandan çarptığı, çarpmanın şiddetiyle sigortalının aracının bariyerlere çarptığı,arkadan gelen dava dışı ... yönetimindeki aracın da sigortalının aracına çarptığı ve sigortalının vefatına neden olduğu anlaşılmakla, kazanın oluşumuna meçhul araç sürücüsünün de etkisinin bulunduğu görülmektedir. Nitekim Mahkemece karara esas alınan kusur raporunda davalı ...’ın %90, meçhul araç sürücüsünün %10 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Ancak meçhul araç sürücüsünün %10 oranındaki kusurunun davalı ...’a yükletilmesi ve dolayısıyla davalı ...’ın %90 kusur oranı üzerinden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken %100 kusur oranı üzerinden sorumluluğuna hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
    O halde; davalı ...’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve kararı temyiz etmeyen davalı ... bakımından davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmelidir..
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ..."e iadesine, 11.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi