22. Hukuk Dairesi 2013/8286 E. , 2013/13410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, Bingöl Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 1121062 sayılı 13.11.2012 tarihli tutanağın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davayı usulden reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Bingöl Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 1121062 sayılı 13.11.2012 tarihli tutanağın itirazen iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın husumet açısından Bingöl Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğinden davanın husumet yönünden reddi gerektiği, davanın idari bir işlem olması sebebiyle idare mahkemesince bakılabileceği, bu sebeple de yetkili Elazığ İdare mahkemesinde açılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Bingöl Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğünün 1121062 sayılı 13.11.2012 tarihli tutanağının iptal edilmesi istendiğine göre husumetin Bingöl Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğüne yöneltilmesinin gerektiği, davalıların taraf ehliyetinin olmadığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 114/d maddesinde taraf ehliyetinin dava şartı olarak düzenlendiği gerekçesi ile aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 91. maddesinin 2. fıkrasında, “30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu"nun 10. maddesine istinaden iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerince incelenir” denilmiştir.
Aynı Kanun"un 92. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanun"un 8. maddesine göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan dava çeşitleri 6100 sayılı Kanun’un 105. ila 113. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Eda davası, davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edildiği dava türü olarak tanımlanmışken, tespit davası ise mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edildiği dava çeşidi olarak açıklanmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 92. maddesinin 3. fıkrasına göre iş müfettişi raporlarına karşı açılan davalar, işçilerin bireysel başvuruları üzerine iş müfettişi tarafından işçi alacaklarına ilişkin yapılan tespitlere karşıdır. Bu tespite işçi tarafından, yapılan tespitin eksik olduğu ve daha fazla alacağı bulunduğu gerekçesiyle itiraz ediliyorsa dava eda davası karakterindedir.
Söz konusu tespite işveren tarafından, yapılan tespitin hatalı olduğu ve tamamen ya da kısmen borçlu olmadığı gerekçesiyle itiraz ediliyorsa dava menfi tespit davası niteliğindedir. Bu son halde kanunda özel olarak düzenlenmiş olması nedeniyle davacı işverenin bu davayı açmakta, kanunun ifadesiyle “hukuken korunmaya değer güncel bir yararı” bulunduğu kabul edilmelidir. Başka bir ifadeyle tespit davaları için ayrıca araştırılan hukuken korunmaya değer güncel bir yarar koşulunun bu dava açısından mevcut olduğu değerlendirilmelidir.
Görüldüğü üzere, iş müfettişi raporlarının veya memurların tutanaklarının işçilerin alacaklarına yönelik kısımlarına karşı işçi ya da işveren tarafından açılacak davalar, yerine göre eda davası yerine göre ise menfi tespit davası özelliği göstermekte olup her halükarda bu davaların tarafları işçi ve işverendir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bu davalarda taraf sıfatı bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı Bingöl Çalışma ve İş Kurumu İş Müdürlüğünce düzenlenen tutanağın iptaline karar verilmesini istemiş ise de, dava dilekçesinin içeriğine göre asıl talebin tutanakla belirlenen işçi alacağından dolayı borçlu bulunmadığının tespiti olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, memur tarafından düzenlenen tutanakla tespit edilmiş olan işçi alacaklarının bulunmadığı ileri sürüldüğünden, davanın işçiye karşı açılmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile husumet yönünden davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.