10. Hukuk Dairesi 2019/514 E. , 2020/2285 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti ve fazla ödediği primlerin askerlik borçlanmasına mahsubu istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince davacının istinaf isteminin esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, dava dilekçesi ile 2004 - 2008 yılları arasında Tarım Bağ-Kur Sigortalısı olduğunun tespiti ile fazla ödediği primlerin askerlik borçlanmasına mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir
II- CEVAP
Davalı Kurum, 2926 sayılı Kanunun 2. maddesine göre, davacının sigortalılık niteliği taşımadığını, dolayısıyla davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında tescilinin yapıldığı 01/11/1999 tarihinde, bir işverene hizmet akdi ile bağlı olarak çalışması nedeniyle 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması nedeniyle 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olamayacağının açık olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile; davacının 2004-2008 yılları arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine dair talebin reddine, tarım Bağ-Kur sigortası nedeniyle ödediği primlerin askerlik borçlanmasına mahsup edilmesi talebinin reddin ve tarım Bağ-Kur sigortası nedeniyle ödediği primlerin 10.06.2008 tarihinden başlamak üzere davacının zorunlu sigortalılığının (506 ve 5510 sayılı Yasa uyarınca) olduğu dönemler hariç olmak üzere isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesi kararını, davacı ve davalının istinaf etmeleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne ve yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, yerine davanın kısmen kabulüne, davacının 2004-2008 yılları arasında zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin talebinin reddine, davacının tarım Bağ-Kur sigortası nedeniyle ödediği primlerin askerlik borçlanmasına mahsup edilmesi talebinin reddine, davacının tarım Bağ-Kur sigortası nedeniyle ödediği primlerin 10.06.2008 tarihi takip eden gün olan 11.06.2008 tarihinden itibaren, 4/1-a kapsamında sigortalı olduğu 01.09.2008 ile 30.11.2008 arasındaki süreler dışlanarak 31.12.2008 tarihine kadar olan sürede isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, dair hüküm kurulmuştur.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, 2004 yılı ile 2008 yılı arası Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun sabit olması ve bu sebeple de tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespit edilmesi ile fazla ödenen primlerin; iş bu tespit sonucunda müvekkilinin askerlik borçlanması olan 01.12.1987 tarihi ile 01.06.1989 tarihleri arasındaki borçlanmasına mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, kararın temyizen incelenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğinden bahisle, kararın temyizen incelenmesini talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 3. maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9.maddesi Kuruma re"sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanunun 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) maddesinde, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı olacakları, anılan Kanunun 3. maddesinde ise tarımsal faaliyetin, “Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını,” ifade edeceği, 7. maddenin (b) bendinde sigorta hak ve yükümlülüklerinin “tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten” itibaren başlayacağı, 9. maddenin 1. fıkrasının 5. bendi gereği sigortalılığın “Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca muafiyet kapsamına girdiği yahut 65 yaşını doldurması nedeniyle talepte bulunduğu tarihten,” itibaren sona ereceği, 6. maddenin (ı) bendinde ise, Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenlerin ve 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanların 5510 sayılı Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta hükümleri çerçevesinde sigortalı sayılmayacakları belirtilmiştir.
Kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunan ve bildirimsiz kalan sigortalılar için 5510 sayılı Kanunun 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına eşdeğer bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır
Eldeki davada, Bağ-Kur sigortalılık belgesinde, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.11.1999 olduğu, bitiş tarihinin 22.03.2011 tarihi olduğu; başlangıç ve bitiş sürelerinde kaç gün tarım Bağ-Kur sigortalılığın olduğunun yer almadığı; 08.06.2011 tarihli Kurum kontrol memuru yazısı ile 10.06.1998 ile 23.12.2009 tarih aralığında hizmet akdiyle çalışması bulunması nedeniyle 2926 sayılı tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında; 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık niteliği, davacının da talebi de açıklattırmak suretiyle irdelenmeli, sigortalılık prim ödemelerini içeren belgeler celp edilip ödenen primler de gözetilerek ayrıca davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında tescil tarihi ve terk tarihi ve buna dair dosya içerisindeki bilgiler de ele alınarak, bu bağlamda yazışma yapılarak, nizasız süreler belirlenmeli, sonuca göre karar verilmelidir.
Öte yandan, şayet talep konusu dönemde zorunlu sigortalılık niteliğinin kısmen belirlenmesi halinde bu süre bakımından prim ödemeleri de gözetilerek, ancak talep başlangıç dönemi ve sonuna ilişkin tarihler gün ve ay olarak saptanarak, isteğe bağlı olarak değerlendirilip, değerlendirilmeyeceği belirlenmeli; sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.