Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/5602
Karar No: 2020/656
Karar Tarihi: 04.02.2020

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/5602 Esas 2020/656 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2016/5602 E.  ,  2020/656 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalılar ... ve ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne yönelik verilen hükmün davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan ... ve diğerleri vekili Avukat ... ile davacılar vekili Avukat ... gelmiş tebligata rağmen diğer taraflardan gelen olmadığı anlaşılmış olmakla, davalılardan ..."e çıkartılan tebligatın bila ikmal iade edildiği görüldüğünden davalılar ... ve diğerleri vekili Avukat ..."nın duruşma talebinden vazgeçmesi nedeniyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili, arsa sahibi konumundaki tarafların, hissedar oldukları taşınmazda inşaat yapılması konusunda, dava dışı yüklenici şirket ile düzenledikleri 25.06.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, yapı denetim masrafları için ayrılan 3 no.lu dairenin satış bedelinin 1/3’nün yapı denetimine ödeneceğinin, kalan kısmın ise arsa sahiplerine ait olacağının kararlaştırıldığını, müvekkillerine haber verilmeden anılan dairenin satışını yapan davalıların, yapı denetim ücreti ödendikten sonra kalan kısımdan müvekkillerinin payına düşen tutarı ödemediklerini, dairenin hali hazırda davalı ... adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek, 3 no.lu dairenin tapu kaydının iptali ile tüm takyidatlardan ari olarak davalılarla birlikte müvekilleri adına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla, davacı ... için 34.068,00 TL, Ayfer için 34.191 TL talep ettiğini bildirmiştir.
    Bir kısım davalılar vekili, husumetin dava dışı yüklenici şirkete yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu olaylardan haberdar olmadıklarını, yüklenici şirketin ısrarı üzerine söz konusu dairenin satışı için vekalet verdiklerini, murislerinden kalan borç ve alacak hakkında bilgi sahibi olmadıklarını, daire bedeli üzerinde kendilerinin de hak sahibi olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Davalı ..., dairenin satışı konusunda yüklenici şirket yetkilisine vekalet verdiğini, daire satışından kendisinin de pay almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yapı denetimi ücretinin ödenmesi için ayrılan 3 no.lu dairenin, davalıların murisi tarafından verilen vekaletname ile satıldığı, taşınmazın halen kayden maliki olan davalı ...’in iyi niyetli olduğu, davalı ... aleyhine açılan davadan feragat edildiği, dairenin satış bedelinden yapı denetim ücreti bedeli ödenmediği gibi bakiye kısmın arsa sahipleri arasında da paylaştırılmadığı, bu nedenle davacı arsa sahiplerinin hisseleri nispetinde satış bedelinden pay talep edebilecekleri gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın adı geçenin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olması nedeniyle reddine, davalı ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan
    davanın kabulü ile davacı ... için 34.068,00 TL’nin , davalı ... için 34.191,00 TL’nin davalılardan tahsili ile adı geçenlere ödenmesine karar verilmiştir.
    Kararı, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
    Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
    İşbu davanın tarafı olan arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici şirket arasında düzenlenen 25.06.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde "...birinci bodrum kat 3 no.lu daire yapı denetimine ayrılmış olup, arsa sahipleri ile anlaşılarak bu daire müteahhit tarafından satılacak, satış bedelinin 1/3 (üçtü birini) yapı denetim firmasına arsa sahipleri adına ödenecek, 2/3"ünü müteahhit ödeyecek ve bu daire satışından arta kalan, yani satış bedelinin 1/3"ünden fazla olan kısmı olursa alınacak paranın artan kısmı arsa sahiplerine paylaştırılacaktır." hükmüne yer verilmiştir.
    Davacı arsa sahipleri, bu hüküm uyarınca, 3 nolu dairenin, davalı arsa sahiplerinin yüklenici şirket yetkilisine verdiği vekalet ile satıldığını, yapı denetim ücretinden arta kalan paradan paylarına düşen tutarın kendilerine ödenmediğini ileri sürmektedirler.
    Sözleşmede açıkça belirlendiği üzere, dairenin satışı yüklenici şirket tarafından yapılarak, yapı denetim ücretinden arsa sahiplerinin sorumlu olduğu kısım ödendikten sonra kalan tutar arsa sahiplerine iade edilecektir. Nitekim davalı arsa sahipleri dava dışı yükleniciye dairenin satışı konusunda vekalet vermişler ve bu vekalete dayalı olarak daire üçüncü kişilere satılmıştır. Dava dışı yüklenici şirket tarafından, davalı arsa sahiplerine daire satışı nedeniyle para ödendiğini iddia ve ispat olunamadığından, davacı arsa sahiplerinin işbu davadaki talep yönünden muhattapları dava dışı yüklenici şirket olup, husumetin ona yöneltilmesi gerekir.
    Açıklanan bu nedenlerle kararın, temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
    Kabul şekli itibariyle; tefhim edilen 03.03.2016 tarihli kısa kararda; davacıların, ... hakkıdaki davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, gerekçeli kararın 1. bendinde ise davacıların ... aleyhine açtığı davanın iyi niyetli 3. kişi olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu şekilde kısa kararla, gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması da HMK"nın 298/2. maddesine aykırı olmuştur.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, adı geçen davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi