20. Ceza Dairesi 2016/2951 E. , 2017/980 K.
"İçtihat Metni"
Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı"nca verilen 13/02/2015 tarihli ve 2015/4557 soruşturma, 2015/436 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 11/03/2016 tarihli ve 2015/4557 soruşturma, 2015/11853 esas, 2015/9937 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılamada, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına ve denetimli serbestlik tedbirine kaldığı yerden devam edilmesine dair İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 07/06/2016 tarihli ve 2016/150 esas, 2016/332 sayılı kararının, kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 18/11/2016 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
a)Sanık hakkında, 26/12/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı"nca 13/02/2015 tarihinde 2015/4557 soruşturma ve 2015/436 karar no ile, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK"nın 191/2. maddesi uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," karar verildiği ;
b)Sanık hakkında İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"nün 19/01/2016 tarihli 2015/2796 DS sayılı kararı ile, "kendisine önceden bildirilen 17/08/2015 tarihli bireysel görüşmeye katılmaması nedeniyle düzenlenen uyarı yazısının 27/08/2015 tarihinde elden tebliğ edilmesine rağmen, 04/12/2015 tarihli grup çalışmasına katılmayarak ikinci kez yükümlülük ihlali yaptığından", Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 47/1-b maddesi gereği kaydının kapatılarak gönderilmesine karar verilmesi üzerine, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı"ca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, 11/03/2016 tarihli, 2015/4557 soruşturma sayılı iddianame ile TCK"nın 191/4-a maddesi yollaması ile TCK"nın 191/1, 53. maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı,
c)İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 07/06/2016 tarihli, 2016/150 esas ve 2016/332 karar sayılı kararı ile sanık hakkında, "Sanığın savunmasına göre denetim süresi içerisinde kavga olayına karışmış olması ve evine gidememesi nedeni ile tebligatı alamaması, sonrasında da cezaevine girmesi; Uyap sisteminden belirttiği tarihte ceza infaz kurumunda bulunduğunun anlaşılması, savunmasının aksini gösterir başkaca delil bulunmaması; dolayısı ile TCK"nın 191/4-a maddesinde, "yükümlülüğe uymamakta ısrar" şeklinde tanımlanan kovuşturma şartının gerçekleşmemesi" gerekçe gösterilerek, "TCK"nın 191/4. maddesi uyarınca kovuşturma şartı yokluğundan kamu davasının durmasına, denetimli serbestlik tedbirinin infazına kaldığı yerden devam edilmesine," karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin 16/06/2016 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2016 tarihli ve 2016/150 esas, 2016/332 sayılı kararıyla, sanığın kavga olayına karışmış olması nedeniyle evine gidememesi nedeniyle tebligatı alamadığı ve daha sonrasında ise cezaevine girmesi nedeniyle süresinde başvuru yapamadığından bahisle yükümlülüğe uymamakta ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın durmasına dair karar verilmiş ise de, İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yapılan uyarıya rağmen hükümlünün 17/08/2015 tarihindeki grup çalışmasına katılmaması üzerine, anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 27/08/2015 tarihli ve 2015/2796 DS sayılı yazısı ile uyarıldığı, buna rağmen hükümlünün 04/12/2015 tarihinde grup çalışmasına da katılmaması üzerine dosyasının kapatılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, böylece hükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uymama konusunda ısrar gösterdiği anlaşılmakla, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle durma kararı verilmesi sebebiyle, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 07/06/2016 tarihli, 2016/150-332 sayılı kararın bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Dosya kapsamından; hakkında "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verilen sanığın; İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, düzenlenen çağrı yazısı üzerine süresinde başvuruda bulunduğu; denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında, 08/07/2015 tarihinde kendisine bildirildiği halde; 17/08/2015 tarihli vaka sorumlusu ile bireysel görüşmesine mazeret bildirmeksizin katılmadığı, yükümlülük ihlali nedeniyle düzenlenen uyarı müzekkeresinin, sanığa 27/08/2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, sanığın 04/12/2015 tarihli grup çalışmasına katılmayarak ikinci kez yükümlülük ihlali yaptığı ve denetimli serbestlik dosyasının 10/12/2015 tarihli karar ile kapatıldığı anlaşılmış olup; ihlal üzerine hakkında iddianame düzenlenen sanığın, mahkeme huzurundaki savunmasında, "20/11/2015 tarihinden sonraki görüşmelere, kavga olayına karıştığı için katılamadığını, 27/12/2015 tarihinde ise tutuklandığını" beyan etmiş ise de; mahkemesince yapılan UYAP sorgulaması sonucu doğrulanan tutuklamanın, ihlal tarihlerinden sonraki bir tarih olan 27/12/2015 tarihinde gerçekleşmiş olması ve "kavgaya karışma" iddiasının yasal ve geçerli bir mazeret olarak değerlendirilemeyeceği ve yükümlülüklerini yerine getiremediğine ilişkin yasal ve kabul edilebilir mazeretlerde ileri sürmediği, denetimli serbestlik müdürlüğüne bu konuda bildirimlerde bulunmadığı dikkate alındığında; sanığın, TCK"nın 191/4-a maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine uymamakta "ısrar ettiği" kanaatine varılmış; mahkemesince kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle durma kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
D) Karar :
Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanığın, TCK"nın 191/4-a maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar ettiği anlaşıldığından; açılan kamu davasına devam edilerek esastan karar verilmesi gerekirken, "ısrar şartının gerçekleşmediği" gerekçesi ile "kamu davasının durmasına ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına kaldığı yerden devam edilmesine," karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesince 07/06/2016 tarihinde 2016/150 esas ve 2016/ 332 karar sayısı ile verilen kararın 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 09/02/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.