10. Hukuk Dairesi 2019/3468 E. , 2020/2198 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Dava, haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, dava dışı ... A.Ş."nin 2013/7 - 2015/5 devresine ait prim borçları nedeniyle Bağ-Kur"dan aldığı yaşlılık aylığına konan haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme davaya ödeme emrinin iptali davası olarak bakmış ve davanın 7 günlük hakdüşürücü süreden sonra açılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK"nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, dava dışı şirketin KHK ile maliye hazinesine devredildiğini borçların şirketin malvarlığından karşılanması gerektiğini beyanla borçtan sorumlu olmadıklarını haczin kaldırılması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Somut olayda, ilk derece Mahkemesi tarafından dava ödeme emrinin iptali olarak nitelenmiş ve buna göre yargılama yapılmış ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davanın haczin kaldırılmasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Haczin kaldırılması istemi ise herhangi bir süreye tabi değildir. Diğer yandan, prim borcu nedeniyle konulan haczin kaldırılıp kaldırılamayacağı hususuna ilişkin olarak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasının 01.10.2008 günü yürürlüğe giren “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93. maddesinde, "sigortalıların aylıklarının, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği" hüküm altına alınarak, Kuruma, 88. madde kapsamındaki alacakların takip ve tahsilinde yaşlılık aylıkları üzerinde haciz işlemi uygulayabilme olanak ve yetkisi verilmiştir. Belirtilmelidir ki; “Primlerin Ödenmesi” başlığını taşıyan 88. maddede, kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası üzerinden ödenecek primler hakkındaki düzenlemeler yer almakta olup, bu kapsamda süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacakların Kurum tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasa hükümleri gereğince tahsil edileceği belirtilmektedir.
Somut olayda, davaya konu haciz 02.11.2016 tarihinde tesis edilmiş, davacının 5510 sayılı Kanunun 4-1/b kapsamında aldığı yaşlılık aylığının 1/3"ü haczedilmiştir. Bu yönüyle davalı Kurum işleminde hata bulunmamaktadır. Fakat davacının, dava dışı ... A.Ş."nin kuruluşundan itibaren kurucu ortak ve yönetici olmasına karşın, 30.3.2014 tarihinde yayınlanan sicil gazetesinde ilan edilen 12.03.2014 tarihinde alınan kararla şirket yönetiminden istifa ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının şirket yöneticiliğinden istifa ettiğine dair istifa dilekçesinin temin edilerek incelenmesi, istifa dilekçesinin gerçekliği ve içeriğinin sübutu halinde davacının dava dışı sirketin prim ve işsizlik primi borçlarından dolayı sorumluluğunun 12.03.2014 tarihine kadar devam edeceği gözetilip taşkın borç yönünden haczin kaldırılması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.