
Esas No: 2017/19011
Karar No: 2018/876
Karar Tarihi: 01.02.2018
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/19011 Esas 2018/876 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından sanık ... hakkında 12.02.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanması sonucu verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine 5237 sayılı TCK.nun 142/1...b, 245/1. madde ve fıkrası uyarınca hükümlülüğüne dair; BANDIRMA 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 gün ve 2015/674 esas, 2016/139 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay"ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işleyerek mahkum olduğu saptanan sanık hakkında verilen önceki kararın CMK.nun 231/11. maddesine göre aynen açıklanması gerekmekte ise de; aynen açıklanacak hüküm, bünyesinde herhangi bir hukuka aykırılık barındırmayan ve açık yanlışlık içermeyen hüküm olup fıkranın ihdas amacı da infazı mümkün bir hükme varlık kazandırmaktan ibarettir. Daha önceki kararda yapılan hataların Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın 141/4. maddesinde öngörülen usul ekonomisinin bir gereği olarak düzeltilmesi gerekmektedir. Buna göre mahkemece hüküm açıklanırken, eylemin açıkça suç teşkil etmemesi halinde beraat kararı veya kovuşturma şartının bulunmadığının anlaşılması halinde düşme kararı verilebileceği gibi tedbire çevirme zorunluluğuna uyulmaması durumunda da bu zorunluluk gereğinin yerine getirilmesi, keza suça sürüklenen çocuk bakımından cezada yaş nedeniyle indirim yapılması unutulduğunda hüküm açıklanırken yaş indiriminin yapılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Öte yandan, açıklanması geri bırakılan karar, CMK.nun 223. maddesinde belirtilen hükümlerden olmaması ve ceza miktarı bakımından 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesine konu edilememesi gözönüne alındığında; başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümde, daha önce kanuna aykırı olarak temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle oluşan hükümdeki çelişkinin giderilerek hükmün açıklanmasında zorunluluk bulunması ve her iki hükümde etkin pişmanlık nedeniyle cezada yapılan indirim oranının hakimin takdirine bağlı olarak 2/3 olarak belirlenmiş olması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile TCK.nun 142/1...b maddesi yürürlükten kaldırılıp aynı maddenin 2/h fıkra ve bendinde yapılan düzenlemenin açıkça sanık aleyhine bulunması nedeniyle, bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, suçun sabit olmadığına yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme gelince;
Bozmaya uyularak, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" unsurunun aranması karşısında; mağdura ait banka ve kredi kartının aynı anda kullanıldığı ve kart sayısının temel cezanın tayininde gözetilmesi gerektiği dikkate alınmadan, şartları oluşmadığı halde TCK.nun 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 01.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.