Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/13500
Karar No: 2012/3592

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2010/13500 Esas 2012/3592 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2010/13500 E.  ,  2012/3592 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinde genel bir tanım yapılarak, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların anılan kanuna göre “sigortalı” sayılacağı, 3’üncü maddesinde kimlerin anılan kanun uygulamasında sigortalı sayılmayacakları açıklanmıştır. Buna göre, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmanın koşulları; hizmet akdine göre çalışma, sözleşmede öngörülen edimin (hizmet akdindeki hizmetin) işveren ait işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde görülmesi, 3’üncü maddede belirtilen “sigortalı sayılmayan” kişilerden olunmamasıdır. Hizmet akdi (iş sözleşmesi), pozitif hukukumuzda Borçlar Kanunu’nun 313 – 354’üncü maddelerinde düzenlenmiş olup, “hizmet akdi bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeyi taahhüt eder.” şeklinde tanımlanmış, aksine hüküm bulunmadıkça, hizmet akdinin özel şekle tabi olmadığı açıklanmıştır. Belirtilmelidir ki, “ücret” unsuruna her ne kadar tanımda ve iş sahibinin borçları belirtilirken yer verilmiş ise de; 506 sayılı Kanun sistematiği ve takip eden diğer maddelerin düzenleniş şekline göre, anılan unsurun sigortalı niteliğini kazanabilmek için zorunlu olmadığının kabulü gerekir. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre, hizmet akdinin ayırt edici ve belirleyici özelliği, “zaman” ile “bağımlılık” unsurlarıdır. Zaman unsuru, çalışanın iş gücünü belirli veya belirsiz bir süre içinde işveren veya vekilinin buyruğunda bulundurmasını kapsamaktadır ve anılan sürede buyruk ve denetim altında (bağımlılık) edim yerine getirilmektedir. Bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.
    Adi ortaklık ise; 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, tapulu taşınmazın mülkiyetinin sermaye olarak ortaklığa konulması hali dışında herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Adi ortaklık sözleşmelerinde ortaklar, emek ve sermayelerini ortak bir amaç için birleştirirler ve aralarındaki ilişki sıkı ve güvene dayanan bir işbirliği olsa da bağımlılık olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
    Somut olayda; uyuşmazlığa konu dönemin büyük kısmında yurtdışında bulunan davalı ... ile dava dışı ...giderlere ortak olmak suretiyle... Köyünde hayvan çiftliği kurdukları, ancak ortaklıklarını tasfiye ettikleri, anılan davalının bu defa davacı ve kardeşi ile çiftlik işlerinin yürütülmesi hususunda anlaştığı, davacı ve kardeşinin çiftliği ... Köyü’ne taşıdıkları ve kendileri de hayvan alarak çiftlikteki sürüye ekledikleri, hayvanların bakım, yetiştirilmesi, kira ve yem masraflarına ortak oldukları, üretilen hayvanların satış bedellerinin taraflar arasında taksim edildiği, sonuç olarak taraflar arasında hizmet akdi değil adi ortaklık ilişkisi bulunduğu ve davacının sermaye olarak bir kısım menkuller yanında emeğini de koyduğu; taraflar arasındaki alacak davalarının içeriği, senetler, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından; davanın reddine yönelik mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekir.
    SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi