10. Hukuk Dairesi 2011/15401 E. , 2012/3585 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, 01.12.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile fazla ödediği primlerin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında (Bağ-Kur) sigortalı olan davacının, 25.11.2009 ve 26.11.2009 tarihlerinde bir kısım prim ödemeleri yaptığı, 30.11.2009 tarihi itibariyle prim borcu bulunmadığına ilişkin “internet çıktısına” istinaden aynı gün yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, ancak 330,22 TL. prim borcu bulunduğunun davalı Kurum tarafından bildirilmesi üzerine, devam eden sigortalılığı nedeniyle tahakkuk eden Aralık ve Ocak ayı primleri dahil toplam 1.147,00 TL. prim borcunu 29.01.2010 tarihinde ödediği ve kendisine 01.02.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacı, 01.12.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile fazla ödediği primlerin istirdadına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, “...internet sitesindeki verilere itibar ettiği... MK.2 uyarınca iyi niyetli olduğu...” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle; “Davacıya tüm prim borçları ödettirilmek kaydıyla ilk başvuru tarihi olan 30.11.2009 tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2009 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasına” karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun’un 28 ve devamı (1479 sayılı Kanun’un 35 ve geçici10) maddelerinde 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında (...) sigortalılar açısından, yaşlılık aylığından yararlanma koşulları öngörülmüştür. Sigortalıya, yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için kural olarak maddelerde belirlenen yaşa ulaşmış olmak, belirli bir süre prim ödemek, talepte bulunmak ve talepte bulunulan tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olmak gerekir. Ancak tahsis talep tarihinde prim borcu mevcut ise borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmelidir.
Somut olayda; yaş ve prim ödeme gün sayısı şartlarını taşıyan davacının, tahsis talep tarihi olan 30.11.2009 itibariyle prim borcu bulunduğu anlaşılmakta olup, davalı Kurumun resmi kayıt paylaşımı kapsamında olmadığından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmayan “internet çıktısı” gerekçe gösterilmek suretiyle prim borcu bulunmadığı ya da iyi niyetli olduğundan bahsedilemez. Bu durumda; davalı Kurum tarafından prim borcunu ödediği tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasında, usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmamaktadır.
Kabule göre; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/son ve 389’uncu (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297) maddeleri uyarınca, “verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, kamu düzeniyle ilgili olup, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Diğer taraftan, hüküm, davanın açıldığı tarihteki hal ve şartlara göre tesis edilen bir karar olup ileriye dönük olarak ve şarta bağlı biçimde karar tesis edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, “tüm prim borçları ödettirilmek kaydıyla yaşlılık aylığı bağlanması” şekilde verilen kabul kararı, şarta bağlı ve infaza elverişli değildir.
Yukarıda açıklanan yasal esaslar ve somut olay çevresinde, davanın reddi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.