13. Hukuk Dairesi 2018/3343 E. , 2018/8337 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendine ait ... plakalı, ... marka bir aracı olduğunu, aracın genelde dava dışı abisi tarafından kullanıldığını, 28/01/2014 tarihinde abisinin kullanımında iken benzin ikaz ısşığının yandığını, bunun üzerine davalı belediyeye ait benzin istasyonuna girdiğini, diğer davalı çalışandan euro disel istenmesine rağmen araca benzin konduğunu, ardından aracın yolda teklemeye başladığını, yakında olan yetkili servise aracı götürdüğünde hatalı yakıt konulduğunun tespit edildiğini ve tespit dosyası ile araçta meydana gelen zarara yönelik rapor aldığını, bu raporla zarar miktarı belirlenmesine rağmen davalılarca ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlattığı takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %60 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ilk alınan rapora itibar ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ... çalışanı tarafından araca hatalı yakıt konması nedeniyle aracın arızalandığı ve tamir gördüğü iddiası ile icra takibine vaki itirazın iptali için eldeki davayı açmıştır. Davalılar ise, talebe uygun yakıt koyduklarını, aracın davacının abisi tarafından kullanıldığını, bu nedenle araçta hangi yakıt kullanıldığını bilemeyebileceğini, kaldı ki kullanıcının da pompanın önünde isim yazdığından olayda müterafik kusuru bulunduğunu, değişik iş dosyası ile tespit edilen arızaların gereçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, araçta hangi arızaların olduğu ve bunun ne kadar masrafla tamir edilebilceğine yönelik 10.11.2014 havale tarihli rapor alınmış, bilirkişiler verdiği raporda tespit dosyası ile benzer tespitler yaparak araçta oluşan hasar ve hasar göreceğini düşündükleri parçaların maddi değerinin 16.718,00 TL olduğunu belirtmişler, davalılar ise rapora zararın farazi hesaplandığı, parçaların gerçekten değişip değişmediğinin belirlenmediği, tespit dosyası ile benzer tespitler içerdiği gerekçesi ile yeniden keşif yapılıp rapor alınması yönünde itiraz etmişlerdir. Mahkemece bu talep kabul edilerek yeniden keşif yapılarak yeni bir heyet oluşturulmuş, heyet incelemelerini aracın tamir gördüğü yerde yapmış ve raporunu aracı tamir eden ustaların değiştiği ve bakımının yapıldığı belirtikleri parçaları esas alarak hazırlamış ve araçta meydana gelen zararın 3.000,00 TL olduğunu belirtmiştir. Bu kez ise davacı taraf paraçaların değerinin çok düşük belirlendiği, bazı değişen parçalar ile işçilik ve KDV gibi masrafların hesaplamada yer almadığını belirterek rapora itiraz etmiş, yeni keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir. Mahkemece her iki rapor arası aşırı çelişki oluştuğundan uzlaştırıcı rapor alınması ve yeniden keşif yapılması talebi uygun bulunmuş ancak davacı vekili süresi içerisinde masrafları yatırmamış ve 20.04.2015 tarihli celsede yeniden keşif yapılması ve rapor alınması talebinden vazgeçtiğini belirterek mevcut delil durumuna göre karar verilmesini imzalı beyanı ile istemiştir. Açıklanan duruma göre davacı yeni rapor alınmasından vazgeçerek rapora itiraz etmekten vazgeçmiş sayılmalıdır. O halde mahkemece, son alınan rapora göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.