3. Hukuk Dairesi 2017/16592 E. , 2019/6089 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalıların murisi olan ...ile aralarında ... Mahallesi, 273 ada 4 parselde kayıtlı taşınmaz ile aynı yer 273 ada 6 parselde kayıtlı taşınmazlarda ½ hisse oranında malik olduklarını, uzun süre önce aralarında fiili taksim yapıldığını, ne var ki davalılar tarafından bilinmesine rağmen fiili taksime aykırı olarak, kendisine düşen 273 ada 4 parselin kamulaştırma neticesinde, dava dışı... Genel Müdürlüğü"ne haksız olarak devrinin yapıldığını ve bedelinin de tahsil edildiğini, bunun yanında 273 ada 6 parselin kendisi adına olan hissesinin de kamulaştırma bedelini davalıların aldığını, daha evvel alacağının bir kısmının ödendiğini ancak yapılan hesaplamada hissesine düşen kamulaştırma bedelinin 58.614,41 TL eksik ödendiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 58.614,41 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerindeki ortak beyanlarında; davanın maddi tazminat davası olduğunu, bunun için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerektiğini, murisleri ..."ın yıllar önce öldüğünü, dava konusu parsellerin murislerinin sağlığında tek parça olduğunu, davacı ile murislerinin ortak mülkleri olduğunu, DSİ tarafından yapılan kamulaştırma esnasında taşınmazın iki tapu halinde tescil edildiğini öğrendiklerini, tapunun adlarına tescil olması nedeniyle 2009 yılında...’ye pazarlık usulü devrettiklerini, taşınmazın fiili taksimi neticesi davacının hak ettiği bedeli ödediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece; davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 58.614,41 TL sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm; davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266 vd. Maddelerine göre; kural olarak, bilirkişi raporları arasında çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Dosya kapsamında alınan, bilirkişi raporları incelendiğinde; 26.02.2014 havale tarihli ilk rapor ve 05.05.2014 havale tarihli ikinci raporda bilirkişiler tarafından yapılan incelemede; davacının davalılardan hiç bir alacağının olmadığının tespit edildiği yönünde görüş bildirilmiş, iş bu raporlara yapılan itirazlar nedeni ile alınan 04.06.2014 havale tarihli üçüncü raporda ise davacının 66.525,38 TL alacağının olduğunun tespit edildiği belirtilmiş, bunun üzerine mahkemece raporlar arası çelişkileri gidermek adına alınan 24.12.2014 havale tarihli dördüncü raporda da yine dosya kapsamındaki belge ve bilgileri göre davacının davalılardan alacaklı olmadığı belirtilmiş olmasına karşın mahkemece 04.06.2014 havale tarihli üçüncü rapor hükme esas alınarak karar verilmiş, mahkemenin gerekçeli kararına bakıldığında da iş bu raporun aynen gerekçeye işlendiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece; kamulaştırma ve acele el koyma davaları neticesinde davacıya ödenmesine hükmedilen bedeller ile davalılar tarafından daha evvel davacıya iade edilen bedeller dikkate alınarak, raporlar arasındaki çelişki de (gerekirse ek rapor ya da yeniden rapor alınmak suretiyle) giderildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalılar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.