7. Hukuk Dairesi 2015/3716 E. , 2015/5544 K.
"İçtihat Metni"İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işveren yanında 25.11.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, 01.04.2006 tarihine kadar çalıştığını, 01.03.2007 tarihinde tekrar işe alındığını, iş akdinin hırsızlık yaptığı suçlaması ile 01.11.2009 tarihinde sonlandırıldığını, müvekkilinin bu suçlama ile ilgili olarak Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve beraat ettiğini, son ücretinin iç muhasebeci olarak net 750,00 TL olduğunu, yıllık izinlerini kullanmadığını, saat 08:30-19:00 arasında haftanın altı günü çalıştığını ve fazla çalışma ücretlerini alamadığını beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacağının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde haftada 6 gün 08.30-19.00 saatleri arasında çalıştığını belirtmiş ve çalışma saatleri bakımından dönem ayrımı yapmamıştır. Dava dilekçesinde de bu saatlerden fazla çalıştığı yönünde bir iddiası bulunmamaktadır. Bu nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi gereğince davacının talebiyle bağlı kalınarak davacının tüm dönem için haftanın 6 günü 08.30-19.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek fazla mesai ücret alacağının hesaplanarak kabul edilmesi gerekirken talep aşılmak suretiyle Eylül, Ekim ve Kasım aylarında davacının 08.30-19.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir .
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.