22. Hukuk Dairesi 2016/18139 E. , 2019/16608 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 15/01/1991 tarihinden itibaren gazeteci olarak muhtelif görevlerde çalışıp, 2005 yılında parlamento haber müdürü, 07/03/2010 tarihinde haber yayın daire başkanı olarak görevlendirildiği, 01/03/2012 tarihinde genel müdür danışmanı olarak görevlendirildiği, emekli olduğu 27/09/2012 tarihine kadar çalıştığı, fazla mesai yaptığı, hafta tatillerinde çalıştığı, yıllık izin alacağının bulunduğu iddiası ile fazla mesai ve hafta tatili ücreti alacakları ile bu alacakların % 5 fazlası alacağının, yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillericne temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Davacı temyizi yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde bulunmayan ve süresinde verilmeyen gerekçeli temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar değerlendirilmeksizin sebepleri bildirilmiş olmayan temyiz itirazlarının REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
Davalı temyizi yönünden;
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun"un “Yıllık ücretli izin” başlıklı 21. maddesinde; “Günlük bir mevkutede çalışan bir gazeteciye, en az bir yıl çalışmış olmak şartiyle, yılda dört hafta tam ücretli izin verilir. Gazetecilik mesleğindeki hizmeti on yıldan yukarı olan bir gazeteciye, altı hafta ücretli izin verilir. Gazetecinin kıdemi aynı gazetedeki hizmetine göre değil, meslekteki hizmet süresine göre hesaplanır.
Günlük olmayan mevkutelerde çalışan gazetecilere her altı aylık çalışma devresi için iki hafta ücretli izin verilir. Yıllık ücretli izinlerin hesabında bu Kanun"un 1. maddesindeki "Gazeteci" tabirine girenlerin kıdemleri, iş akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden inikat etmiş olmasına bakılmaksızın, gazetecilik mesleğinde geçirdikleri hizmet süresi nazara alınmak suretiyle tesbit edilir. İzin hakkından feragat edilemez.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Aynı Kanun"un 29. maddesinde ise, “ Gazeteciye bu Kanun"un 21. maddesinde yazılı yıllık izni vermeyen veya izni vermiş olup da izin müddetine ait ücreti ödemeyen işverene, yıllık izin vermediği veya izin süresine ait ücretleri ödemediği kimsenin izin müddetine tekabül eden ücretler yekununun üç katı kadar idarî para cezası verilir; ayrıca gazeteciye ödenmesi gereken ücret toplamı, iki kat olarak ödenir.” hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda; davacının yıllık izin ücreti alacağı, yapılan yıllık izin ücreti ödemelerinin mahsubu ve bakiye izin hakkının 103 gün olduğunun kabulü ile 5953 sayılı Kanun"un 29. maddesi uyarınca 2 kat olarak hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Oysa, Davacının yıllık izinlerinin istemesine rağmen kullandırılmadığının yönünde dosya kapsamı ile ispatlanmadığı, aksine davacının 2004 yılından kalan izinlerinin kullanması gerektiğinin davacıya 29/07/2005 tarihli yazı ile işverence bildirildiği, davacı tanıklarınında yıllık izinlerini sorun olmadan kullandıklarını beyan ettikleri görüldüğünden, yıllık izin ücretinin yevmiyenin 2 katı üzerinden hesaplanması hatalı olmuştur.
3-Taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık konusu ise, davacının fazla çalışmasının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Somut olayda, davacının yaptığı işin niteliğine göre mesaiye erken gelmesini gerektirir çalışmasının söz konusu olmadığı, öte yandan davacının genel müdür danışmanlığı yaptığı dönemlerde aynı çalıştığının kabul edilmesinin dosya kapsamı ile örtüşmediği anlaşıldığından, fazla mesai ve hafta tatili ücreti alacakları ile %5 fazlası alacakların bu kabule göre hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir. Aksi düşünce ile yazılı şekilde kurulan hüküm hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.