Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/18094
Karar No: 2012/2987

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/18094 Esas 2012/2987 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2011/18094 E.  ,  2012/2987 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi
    Dava, hak sahibi konumunda yer alan davacıya bağlanan ölüm aylığının 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesi yönündeki davalı ... Başkanlığı işleminin iptali, kesilme tarihi itibarıyla aylığın yeniden bağlanarak yasal faiziyle birlikte alınması, yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.
    Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili .... İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    04.06.2002 tarihinde davalı Kuruma başvurarak ...’ya taşındığını belirten ve dava tarihi itibarıyla yerleşim yeri Antalya olan davacının ölüm aylıklarını bu ildeki banka şubelerinden çektiği, 10.03.2011 günü açılan davanın mahkemece yapılan yargılamasında, yasal süresi içerisinde, ilk oturum öncesinde davalı Kurum vekilince yetki ilk itirazında bulunularak ... İş Mahkemesi’nin yetkili olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
    Davanın temel yasal dayanağı 506 sayılı ...68., 5510 sayılı ....Kanununun 96. maddeleri olup, 506 sayılı Kanunun “Uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlığını taşıyan 134’üncü maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıkların, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği, 5510 sayılı Kanunun aynı başlıklı 101’inci maddesinde de, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği belirtilerek görev konusu açıklanmış olmasına karşın, söz konusu Kanunlarda yetkiye ilişkin herhangi bir genel düzenleme yapılmamıştır. 506 sayılı Kanunun “Primlerin ödenmesi” başlığını taşıyan 80’inci maddesinin yedinci fıkrasında, Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, alacaklı Sigorta
    Müdürlüğü’nün bulunduğu yer İş Mahkemesinin yetkili olduğu bildirilip, 5510 sayılı Kanunun aynı başlıklı 88’inci maddesinin on dokuzuncu fıkrasında aynı düzenlemeye yer verilmiş ise de, bu hükümlerin, inceleme konusu davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun genel yetki kuralını içeren 9’uncu maddesinde, her davanın, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görüleceği, davalının ikametgahı belli değilse, davaya Türkiye"de son defa oturduğu yer mahkemesinde bakılacağı belirtilmiş, 17’nci maddesinde, gerçek veya tüzel bir kişinin çeşitli yerlerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin işleminden dolayı iflas davası ayrık olmak üzere o şubenin bulunduğu yerde de dava açılabileceği açıklanmış, bununla birlikte 9’uncu maddeye koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5’inci maddesinde, iş mahkemelerinde açılacak her davanın, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabileceği bildirilmiş, 15’inci maddesinde ise, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, ayrıca 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Genel yetkili mahkeme” başlığını taşıyan 6 ve “Şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki” başlıklı 14’üncü maddesinde de aynı yetki hükümlerine yer verilmiştir.
    Tüm davalar için uygulanan yetki kuralına genel yetki kuralı denilmekte olup, 1086 ve 6100 sayılı Kanun hükümlerine göre genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Başka bir anlatımla, her dava, kanunda aksine hüküm öngörülmediği takdirde, açıldığı tarih itibarıyla davalının yerleşim yeri sayılan yer mahkemesinde görülür. Anılan genel yetki kuralının yanında, bazı davalar için başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmış olup, istisna niteliğindeki bu düzenlemelere özel yetki kuralları denilmektedir. Özel yetki kurallarının kamu düzenine ilişkin olmadığı, özel yetkinin genel yetkiyi kaldırmayıp her iki kuralın beraber uygulandığı, davacının her iki yetki düzenlemesi arasında seçim hakkı bulunup davasını, öngörülen iki mahkemeden birinde açabileceği temel ilke olmakla birlikte, bazı davaların mutlak surette belli bir yer mahkemesinde açılması benimsenmiştir ki, bu durumda kesin yetki söz konusudur. Diğer taraftan, tüzel kişilere karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme, tüzel kişilerin yerleşim yeri sayılan merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, şube işlemleri nedeniyle açılacak dava, taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek, şubenin bulunduğu yerde de açılabilir. Kurum adına işlem yapmaya yetkili bulunmak, şubenin tanımından ortaya çıkan bir sonuç olup, şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasında yalnız başına yeterli değildir. Şubenin bulunduğu yer yetkisi, o şubenin yapmış olduğu işlemlerden, davacıya ait işlemlerin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıklarda geçerli bulunmaktadır. Nitekim Yargıtay
    Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 gün ve 2008/10-329 Esas - 2008/334 Karar, 16.04.2008 gün ve 2008/10-330 Esas - 2008/335 Karar, 08.07.2009 gün ve 2009/10-236 Esas - 2009/345 Karar, 14.10.2009 gün ve 2009/21-381 Esas - 2009/427 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
    Şu durumda, İş Mahkemeleri bakımından, iş ve sosyal güvenlik hukuku mevzuatının yanı sıra 1086 ve 6100 sayılı Kanunlarda yer alan genel ve özel yetki hükümlerinin de dikkate alınması gerekmekte olup, inceleme konusu dava yönünden yetkili mahkeme sorununun, anılan yasal düzenlemeler kapsamında çözümü yönünde, dava tarihi itibarıyla davalı Kurumun yerleşim yerinin (merkezinin) veya davalı Kurum şubesinin işleminden dolayı o şubenin bulunduğu yerin esas alınması gerektiği açıktır. Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ... ’nün işleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı açıklıkla belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, davalı Kurumun merkezin ....’da bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi