7. Hukuk Dairesi 2015/3684 E. , 2015/5531 K.
"İçtihat Metni"İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2–Davacı dava dilekçesinde davalı işyerinde alt işveren ...nezdinde 12/05/2007 tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesine istinaden yemek dağıtım servisi şoförü olarak çalışmakta iken iş sözleşmesini fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarının ödenmemesi sebebiyle 17/10/2011 tarihinde Aliağa 1.Noterliğinin 13254 yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshettiğini, son 5 ay davacıya hafta tatili izinlerinin kullandırılmadığını, hak ettiği fazla çalışma ücretleri, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, davalının alt işveren Yiğit Yemek AŞ. asıl işvereni olduğunu, asıl işverenin 4857 sayılı Yasanın 2/7 maddesi gereğince İş Kanunundan ve iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklardan alt işveren ile birlikte sorumlu olduğundan bahisle kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.
Davacı dava dilekçesinde haftanın 6 günü sabah 10:00, akşam 20:00 saatleri arasında ve ayda peşpeşe 7 gün gündüz mesaisine ilaveten gece nöbetinde 24:00-03:00 saatleri arasında ve tüm Ramazan ayı boyunca gece nöbetlerinde saat 21:00-04:00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. Mahkemece davacının davalı işyerinde ayda 3 hafta ve haftanın 6 günü sabah 07:00-18:00 saatleri arasında günde 11 saat, ayın 4.haftasında yine aynı şekilde gündüz mesaisinde günde 11 saat çalıştığı anlaşılmış ise de Yargıtay"ın 11 saate kadar olan günlük çalışmalarda en az 1 saat ara dinlenmesi yapıldığının kabulüne dair ilke kararları ile işin niteliğinde davacının yaptığı bu çalışma sırasında 1 saat ara dinlenmesi yaparak günde 10 saatten haftada 60 saat çalıştığı, ayrıca davacının akdin feshedildiği tarihten önceki 5 aylık dönemde ayın 4. haftasında yaptığı çalışmalara ilaveten haftanın 7 günü 24:00-03:00 saatleri arasında 3 saatin ilave olarak çalıştığı ancak 4857 sayılı yasanın 46.maddesi gereğince davacının çalıştığı 1 günde yapılan 7,5 saatlik yasal çalışma süresinin hafta sonu çalışması kabul edilerek bu gün yapılan 6,5 saatin ilavesi ile davacının bu haftada 84,5 saat çalıştığı, buna göre ayın 3 haftasında 15 saat, 17/05/2011-17/10/2011 tarihleri arasında ayın 4. haftasında 39,5 saat fazla çalışma yaptığı belirtilerek davacının fazla mesai alacağı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davalı işverence sunulan işyeri belgeleri ve puantaj kayıtları bilgisayar çıktısı olduğundan bu bilgisayar çıktıları üzerinde işçilerin imzalarının bulunması aranamayacağından bu belgeler değerlendirilmek suretiyle belgelerin kapsadığı tarihler itibariyle bu kayıtlara itibar edilerek ve fazla mesai bakımından kayıtların bulunmadığı dönemler için ise tanık beyanlarına itibarla fazla mesai ücret alacağının hesaplanması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.