Abaküs Yazılım
8. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/17207
Karar No: 2018/641
Karar Tarihi: 18.01.2018

6136 sayılı Yasaya aykırılık - genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme - hakaret - görevi yaptırmamak için direnme - Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/17207 Esas 2018/641 Karar Sayılı İlamı

8. Ceza Dairesi         2017/17207 E.  ,  2018/641 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
    HÜKÜM : Hükümlülük

    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, kanuni ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, sanığın suç kastının bulunmadığına ve eksik araştırmaya yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, 18.01.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
    Sanık ... hakkında açılan kamu davasının yerel mahkemece yapılan yargılaması sonunda 6136 sayılı Kanuna aykırılık, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme, görevli memura hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyetine ilişkin kararın onanmasına yönelik sayın çoğunluğun görüşüne, görevi yaptırmamak için direnme suçu ile ilgili olarak katılma olanağı olmamıştır.
    TCK.nun 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2002 tarih ve 4...279/406, 09.07.2002 tarih ve 4...158/289 sayılı kararları ile bir çok kararda vurgulandığı üzere kamu görevlisine yapmış olduğu kamu görevini engellemek amacıyla cebir, şiddet ve tehdit kullanılmasıdır. Failin amacı yerine getirilmekte olan kamu görevine engel olmaktır. Bu suç ile korunan hukuki yarar kamu idaresi organlarının görevlerini herhangi bir engelleme ile karşılaşmadan yapmasını sağlamak suretiyle kamu idaresinde sürekliliği güvence altına almaktır.
    Suçun konusu ve maddi unsuru, kamu görevlisinin ifa ettiği görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanılmasıdır.
    Failin amacının, kamu görevlisi tarafından yerine getirtilmekte olan kamu görevinin yerine getirilmesine yönelik olmalıdır. Başka bir nedenle görevliye karşı şiddet kullanmak ve tehdit edilmesi durumunda direnme suçundan söz edilemeyecektir. Nitekim, 765 sayılı TCK.nun yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 02.07.2003 tarih ve 23949/7082 sayılı kararında “görevliye direnmeksizin tartışma sırasında yakınına yumruk vurma olarak kabul edilen sanığın eyleminin TCK.nun 456/4, 271/1 maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 258/1. maddesi ile hüküm kurulması yasaya aykırıdır.” 08.10.2003 tarih 23742/9088 sayılı kararında da “karakolda sövmesi üzerine kendisini uyaran polis memurlarını “beni niye buraya getirdiniz, bunun hesabını sizden soracağım” diyerek tehdit etmesi eyleminin TCK.nun 191/son, 273 maddesine uyduğu gözetilmeden, 258/1...3 maddesi ile hüküm kurulması yasaya aykırıdır.” denilmek suretiyle görevin yerine getirilmesine yönelik olmayan fiillerin anılan suçu oluşturmayacağına karar verilmiştir.
    TCK.nun 265. maddesindeki suçun oluşumu için öncelikle ifa edilmekte olan bir görev olmalı, cebir ve tehdinin, kamu görevlisinin görevini yapmasının engellemek amacıyla gerçekleştirilmesi gereklidir. Yerine getirilmekte olan görev sona ermiş ise bundan sonraki cebir ve tehdit TCK.nun 265. maddesindeki suçu oluşturmayacaktır. Bu halde görevden doğan kasten yaralama veya tehdit suçları işlenmiş olacaktır.
    2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununda polisin görevleri ve yerine getirme şekilleri ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 2559 sayılı Kanunun 3/B maddesi “işlenmiş bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlardan yazılı görevleri yapmak” şeklinde düzenlenmiştir.
    Yakalama ve Gözaltı 5271 sayılı CMK.nun 90 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
    Polisin CMK.nun 90 ve müteakip maddeleri ile 2559 sayılı Kanun hükümleri uyarınca işlenmiş bir suçun faili ile ilgili olarak yakalama ve gözaltı yetki ve görevi bulunmaktadır.
    Somut olayda, Yalı Mahallesi 209. sokak girişindeki binanın zemin katında silahla ateş edildiğinin ihbarı üzerine olay mahalline intikal eden kolluk görevlilerince adli işlem yapılmak üzere sanık ...’ın çağrıldığı, ancak sanığın sinkaflı sözlerle polis memurlarına hakaret ettiği, polisin 2559 sayılı Kanunun 16. maddesi kapsamında zor kullanarak sanığı polis otosunu bindirdikten sonra kafa atmak suretiyle polis otosuna zarar verdiği anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden, sanığın polis aracına bindikten sonra kendisini tutan ve arkasında bulunan polis memuruna direnerek kafasıyla vurduğu gerekçesine dayanılmıştır.
    Kovuşturma aşamasında hazırlık ifadelerini tekrarlayan şikayetçi polis memurları Cumhuriyet Savcılığında sanığın polis memuru ...’na kafa attıklarını görmediklerini, kolluk ifadelerinde ise ... sanığın attığı kafa sonucu kafasının cama değmesi sonucu camın kırıldığını beyan etmiştir.
    Dosyada mevcut 25.02.2008 saat 09:00 tarihli olay, yakalama ve muhafaza alma tutanağına göre sanığın polis otosuna kadar götürülürken cebir, şiddet ve tehdidinden söz edilmediği, sanığın polis memuru ...’na oto içinde kafa vurduğu belirtilmiştir.
    25.02.2008 saat 07:30 tarihli olay yeri görgü tesbit tutanağında da benzer ifadelere yer verilmiştir.
    Sanığa ait 25.02.2008 tarihli Genel Adli Muaayene raporundaki bulgulara göre sanığın, sağ ve sol kol, bilek, sol dizaltı, ayak, baş, alın ve kaş nahiyelerinde birçok yara bulgusu olduğu görülmektedir.
    Sanığın kafa attığı iddia olunan ...’na ait 25.02.2008 tarihli Genel Adli Muayene raporunda darp ve cebir izine rastlanılmadığı açıklanmıştır.
    Polis memuru ...’a ait rapor içeriği ile sanığa ait rapor gözönüne alındığında kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içeriği ve beyanların gerçeği aksettirmediği anlaşılmaktadır.
    Zira, bir kişinin kendisini sağa sola vurması sonucu sanıkta belirlenen yaraların meydana gelmesi olanaklı olmadığı gibi, oto camının kırılmasına neden olacak şekilde polis memuru ...’nun kafasına vurulması şeklinde kabul edilen eylemde polis memurunun kafasında hiç bir iz ve emare olmayışı da düşündürücüdür.
    Bütün bu konular birlikte değerlendirildiğinde sanığın polis memuru ...’nun kafasına vurarak direnme eylemini gerçekleştirdiği hususu şüphe doğurmaktadır.
    Diğer yandan, kolluk görevlilerince sanığın yakalanıp polis otosuna bindirildikten sonra CMK.nun 90 ve devamı maddeleri uyarınca yakalama işlemi gerçekleşmiş olup bu aşamadan sonraki fiiller TCK.nun 265. maddede düzenlenen suçu değil koşulları ve delilleri varsa TCK.nun 86. maddelerindeki yaralama suçunu oluşturacaktır. Çünkü, yerine getirilecek olan görev sona ermiştir.
    Sonuç olarak sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gibi unsurları da oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmelidir.
    Bu itibarla, yerel mahkemenin görevi yaptırmamak için direnme suçu yönündeki mahkumiyet kararının onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 18.01.2018

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi