
Esas No: 2010/12768
Karar No: 2012/2639
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2010/12768 Esas 2012/2639 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmetleri karşılığı bildirilen primlerin tespitine, yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalıların avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyuşmazlık; davacının Temmuz 1999-Kasım 2004 tarihleri arasındaki, davalı işyerinde geçen çalışmaları nedeniyle yatırılması gereken prim miktarlarının tespiti ile prim farklarının belirlenmesi ve yaşlılık aylıklarının da buna göre belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağı, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı .... 4958 sayılı Kanunun 36. maddesi ile değişik 77. maddesi olup, anılan maddede;
“Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:
a)Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin,
b)Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
c)İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile...miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…” denmektedir.
“Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” bölümü 4958 sayılı Kanun ile anılan maddenin ikinci fıkrasına son cümle olarak eklenmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen ve eksik bildirim olduğuna ilişkin varılan değerlendirmeye nasıl ulaşıldığı, bordrolardaki ödemelerin hangilerinin hesaplamaya dahil edilip, hangilerinin edilmediğine ilişkin hesap tablosunun eklenmediği, bu nedenle de denetlemeye elverişli bulunmadığı anlaşıldığından, yukarıdaki madde kapsamı da gözetilerek denetlemeye elverişli rapor ile sonuca varılarak hüküm kurulmalıdır.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan .... iadesine, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.