4. Hukuk Dairesi 2016/14907 E. , 2017/1303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Milli Savunma Bakanlığı"na izafeten ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 02/10/2003 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/06/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ...vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı ....(.... İlaç Firması) tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; davalılardan ..."in doktor, ..."in sivil işçi, .... ilaç firmasının ise Askeri Hastane"ye sağlık malzemesi temin eden bir firma olduğu anlaşılmaktadır. 08/01/1998 tarihinde davalı doktor tarafından gerçekleştirilen burun ameliyatı sonrasında, dava dışı hastanın burnuna vazelinli tampon yapılması gerekirken formol olarak adlandırılan kimyasal sıvıda bekletilmiş bir tampon yerleştirilmiş, hastanın burnunda kimyasal yanık meydana geldiğinden bahisle dava dışı hasta, davacı idareye tazminat davası açmıştır. Açılan dava ve devamında yapılan icra takibi neticesinde davacı idare ödeme yapmış, eldeki dava ile ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde 02/02/2009 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair 20/04/2010 tarihli ilk hüküm verilmiştir. Kararın davacı idare ile aleyhine hüküm kurulan davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce karar bozulmuştur. 19/04/2012 gün 2011/4567 esas, 2012/6852 karar sayılı bozma ilamında; kusura ilişkin bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Genel Kurulu"ndan rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve Adli Tıp Genel Kurulu"ndan 25/09/2014 tarihli rapor alınmıştır. Raporda; davalı doktor ..."in 4/8 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş fakat nedenleri gerekçelendirilmemiştir. Yine raporda; davalı ......
."in sivil işçi olması nedeniyle kusur tayininin tıbbi bir konu olmadığı gerekçesi ile bu davalı hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu nedenle mahkemece dosya, uzman bir doktora tevdi edilerek sivil işçi olan davalı yönünden mütalaa istenilmiştir. Hazırlanan 04/04/2016 tarihli raporda ise; genel bir inceleme yapılmış, davalı doktor ... ile yardımcı sağlık personeli ..."in zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde kusurları olmadığı, .... ilaç firmasının hatalı etiket kullanıp kullanılmadığının araştırılması gerektiği ifade edilmiştir. Mahkemece davalılara kusur izafe edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Gerek bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporları, gerekse bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporları arasında çelişki oluşmuştur. Bu çelişkinin giderilmesi ve davalıların, zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde kusurları bulunup bulunmadığının tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlık hususunda uzmanlığı bulunan ve üniversite bünyesinde görev yapan öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden, çelişkileri giderecek, yargılama süresince alınmış olan diğer raporların neden kabul edilebilir ya da edilemez olduğunu değerlendirecek, gerekçeli, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer, davalı ........"nün (.... İlaç Firması) vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 02/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.