3. Ceza Dairesi 2019/13051 E. , 2019/14658 K.
"İçtihat Metni"Kasten yaralama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama neticesinde sanık ...’in beraatine ve aynı suçtan sanık ..."ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2017/690 Esas, 2018/581 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 16.05.2019 tarihli ve 2019/6250 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2019 tarihli ve 2019/54904 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan yapılan yargılama sonucunda, hükmün gerekçe kısmında "kavga esnasında katılan sanık ..."ın katılan sanık ..."ı yaralamaya teşebbüs ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı görülmekle katılan sanık ..."ın beraatine karar verilmiştir." şeklinde belirtilmesine karşın, kısa kararda sanığın anılan suçtan cezalandırılmasına karar verilmek sureti ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasında,
2) Sanık ...hakkında kasten yaralama suçundan yapılan yargılama sonucunda, hükmün gerekçe kısmında "Meydana gelen kavga esnasında sadece katılan sanık ..."ın yaralanma içeriği nazara alınarak silahtan sayılan bir cisim ile (raporla uyumlu olduğu için kabul edilen beyanına göre levye ile) yaralandığı anlaşılmakla; katılan sanık ..."ın 5237 sayılı TCK"nın 86/2,3-e maddesi gereğince cezalandırılması gerekmiştir." şeklinde belirtilmesine karşın, kısa kararda sanığın anılan suçtan beraatine karar verilmek sureti ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK"nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkındaki hükme yönelik (2) numaralı bozma talebi yönünden yapılan incelemede;
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
İncelenen dosyada, sanık ... hakkındaki beraat hükmüne karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine istinaf mercii Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 14.01.2019 tarihli ve 2018/3627 Esas, 2019/166 Karar sayılı kararı ile anılan beraat hükmünün bozulmasına karar verildiğinden bu hükme karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulması mümkün değildir.
Açıklanan bu nedenle Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen (2) numaralı düşünce yerinde görülmeyerek bu konudaki kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2) Sanık ... hakkındaki hükme yönelik (1) numaralı bozma talebi yönünden yapılan incelemede;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık ... hakkındaki Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2017/690 Esas, 2018/581 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.