10. Ceza Dairesi 2017/7628 E. , 2019/872 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm-Karar : a) Mahkûmiyet (Sanıklar ..., .... b) Değişen suç vasfına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (sanık ... hakkında 07/06/2013 ve 26/09/2013 tarihli olaylar bakımından iki kez ve sanık ... hakkında)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2017/1539 esasında kayıtlı, Muş 1. Ağır
Ceza Mahkemesinin 2013/222 esas ve 2014/296 karar sayılı dosyası ile birlikte inceleme yapılmıştır.
A) Sanıklar ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 18.01.2017, 03.02.2017, 15.09.2017, 18.10.2017, 01.11.2017, 13.11.2017 tarihli dilekçelerindeki temyiz hakkından feragat etmek istediğine dair beyanı ve ceza infaz kurumunca alınan 04.12.2017 tarihli beyanında temyiz isteğinden vazgeçtiğini belirttiğinden, temyizden vazgeçme nedeniyle hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
B) Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Sanık müdafii Av. ..."ın Muş 1. Noterliğinin 29.01.2014 tarih ve 00807 yevmiye numaralı vekaletnamesindeki yetkiye dayanarak 05.08.2015 tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki kanun yolu talebinden feragat etmesi nedeniyle, hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
C) Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, CMK"nın 231. maddesinin 12. fıkrası gereğince itiraz kanun yoluna tabi olduğundan, itirazla ilgili gerekli kararların yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na İADESİNE,
Ç) Sanıklar ... ve Abdülbaki hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı gözetilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, hükmolunan hapis cezasının süresine göre sanık ... hakkındaki adli kontrol kararının kaldırılması talebinin reddine,
D) Sanıklar... ve... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı gözetilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Sanık ..."un tekerrüre esas alınan Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/513 esas, 2013/195 karar sayılı mahkûmiyetine konu suçun TCK"nın 116. maddesinin 1. fıkrası kapsamında olduğu, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK"nın 116. maddesinde tanımı yapılan konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olup, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ..."a verilen 150 gün adli para cezasından TCK"nın 43/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 225 gün adli para cezası yerine 180 gün adli para cezası tayin edilerek sanık hakkında eksik ceza tayin edilmiş ise de, bu husus aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık ..."a verilen 150 gün adli para cezasından TCK"nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 125 gün adli para cezası yerine 120 gün adli para cezası tayin edilerek sanık hakkında eksik ceza tayin edilmiş ise de, bu husus aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre sanık ... hakkındaki salıverilme isteğinin reddine,
E) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS"ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 28/02/2018 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; sanığın ölüp ölmediği araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK"nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
F) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 01.12.2013 tarihli eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın 01.12.2013 tarihli eylemi sabit ise de; 07.01.2014 tarihinde mahkemeden alınan arama kararına istinaden ikametinde yapılan aramada ele geçirilen net 0,08 gram esrarı kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı dikkate alınarak, belirtilen suçtan ayrı soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini yerine suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek bu suçtan dolayı TCK"nın 43. maddesi uyarınca cezasında artırım yapılması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi
nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
G) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanığın savunmasında, atılı suçu kabul etmemesi ve hükme dayanak yapılan telefon görüşmelerinin kendisine ait olmadığını, kuzeni ..."in kullanması için bir adet hat çıkardığını ve bahsi geçen konuşmaların bu hat üzerinden yapıldığını beyan etmesi ve telefon görüşmelerinde sanık olduğu belirtilen şahsa "Nuro" olarak hitapta bulunulması karşısında; sanığın ses örnekleri alınarak telefon konuşmalarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
12.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.