13. Hukuk Dairesi 2015/34888 E. , 2017/1232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... .... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıya ait taşınmazı bedelini peşin ödeyerek tapuda davacı ..."nun satın aldığını, davalı tarafından alım-satım ve komisyon anlaşması başlıklı belgeye dayalı olarak kendileri aleyhine icra takibi başlattığını davacı eşi ... ...."nun olayda hiç ilişkisi bulunmadığını, hayali borç yaratıldığını ileri sürerek takipten dolayı borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, harici sözleşmede peşinattan sonra taksitle ödenecek 50.000 doların ödenmediğini, yapılan takibin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 02.05.2012 tarihli harici sözleşmenin tapuda yapılan devirle geçerli hale geldiğine yönelik bozma ilamına uyularak sözleşmenin geçerli olduğu ancak bedelin ödendiğinini ispat yükü kendiside olan davacıların ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı, 2.5.2012 tarihli alım-satım ve komisyon anlaşması başlıklı belgeye dayanarak davacılar aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Belgede alıcı olarak yalnızca davacı ..."nun, imzası bulunmaktadır. Aynı gün tapu devri yapılmış ve tapuda da devir yalnızca davacı ... Müderris oğluna yapılmıştır. Tarflar arasında düzenlenen ne 2.5.2012 tarihli sözleşmede ne de tapu devrinde davacı ... taraf olarak yer almamaktadır. Mahkemece, bu kapsamda davacılardan ... ... ...unun sorumluluğunu gerektirir bir husus olmadığı gözetilerek bu davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Her ne kadar mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 50.000 USD"nin ödendiğinin davacı taraflarca ispat edilemediği gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında düzenlenen 2.5.2012 tarihli alım-satım ve komisyon anlaşması başlıklı belgede satım bedeli olarak 600.000 dolar peşin alındığı kalan 50.000 doların taksitle ödeneceği yazılı olup bu husus tarafların ve mahkemeninde kabulünde olup ihtilafsızdır.Sözleşme tarihinde yürülükte olan eski 818 sayılı Borçlar kanunun 224. (yeni kanun 259)maddesinde ""Taksitlerden birinin tediye edilmemesi halinde semenin mecmuunun muacceliyet kesbetmesi şart edilmiş ise bayiin bu şarttan istifade edebilmesi müşterinin iki mütevali taksiti vermekten temerrüt etmesine ve bu iki taksit mecmuunun semenin en aşağı onda birini teşkil eylemesine mütevakkıftır."" hüküm düzenlenmiştir. Buna göre tasksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan borcun muaccel olabilmesi için muaceliyet kaydının sözleşmede yer alması, en az iki taksidin ödenmemesi ve bu taksit miktarlarının bedelin en az onda biri olması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar kanunun 224. maddesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davacı ... yönünden davanın tümden reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL. harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.