1. Hukuk Dairesi 2019/3794 E. , 2019/5059 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece tapuda yapılan intikal işlemlerinde hata olduğu gereçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; davalı ... vekilinin istinafı üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesi aşamasında alınan bilikişi raporlarının hükme ve denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle yeniden yapılan yargılama sonucunda istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüneilişkin olarak verilen karar davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Davacılar, ...’ın ...3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası sonucunda verilen 1998/379 esas, 2000/44 karar sayılı ilamının uygulanması sırasında Tapu Müdürlüğünce maddi hata yapıldığını, çekişme konusu 16 parça taşınmazda mirasbırakan... paydaş olmasına rağmen taşınmazların tamamı ona ait gibi hükmün infaz edildiğini ileri sürerek dava konusu 20, 105, 25, 95, 240, 294, 1181,567, 496, 293, 404, 406, 297, 352 parsel sayılı taşınmazlarda maddi hatadan kaynaklanan haksız iktisabın tespiti ile bu yanlışlığın düzeltilerek taşınmazlardaki paylarının yeniden düzenlenmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., infaz işleminin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme kararı uyarınca yapıldığını, işlemlerde hata olmadığını, zamanaşımının geçtiğini, iddia doğru ise maddi hata sonucunda işlem yapıldığından aleyhine yargılama gideri yüklenilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davanın maddi hatanın düzeltilmesi isteğiyle açıldığını, aleyhindeki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini bildirmiştir.
İlk derece mahkemesince, tapuda yapılan intikal işlemlerinde hata olduğu gereçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; davalı ... vekilinin istinafı üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesi aşamasında alınan bilikişi raporlarının hükme ve denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle yeniden yapılan yargılama sonucunda istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan...’ın 25.12.1991 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak anne bir kardeşi ...ile anne ve baba bir ölü kardeşi ...’in ölü oğlu ...’un çocukları ...,...,...,ve ... ile ölü oğlu ...’in eşi ... ve çocukları ...,...,...ve ...’un kaldığı, ...2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/17 esas ve 1997/7 karar sayılı ilamında ...in ...nin mirasçısı olarak gösterilmediği, ...2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/229 esas ve 1998/402 karar sayılı hükmü ile ...2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/17 esas ve 1997/7 karar sayılı veraset ilamının iptaline karar verildiği ve ...’in mirasçı olarak 32/128 pay ile yer aldığı yeni veraset ilamının düzenlendiği, .. tarafından ...3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1998/379 esas sayılı aralarında dava konusu taşınmazların da (eski 20, 105, 25, 984, 302, 95, 240, 294, 1181, 567, 496, 293, 404, 406, 297 ve 352 parsel sayılı) bulunduğu toplam 24 parça taşınmaz için ketmi verese hukuksal nedenine dayılı tapu iptali ve tescili davası açıldığı, aynı mahkemenin 27.01.2000 tarih ve 2000/44 karar sayılı hükmü ile 24 parça taşınmazda “...2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/229 E., 1998/402K. sayılı veraset ilamındaki 32/128 hissesi oranında davalılar adlarındaki tapuların iptali ile davacı adına tesciline” karar verildiği, her ne kadar dava konusu taşınmazlarda davalılara mirasbırakan ...’nin payları dışında başkalarından intikal eden paylar olsa da mahkemece bu durum gözetilmeksizin hüküm kurulduğu ve hükmün bu haliyle kesinleştiği, eldeki dava devam ederken davalı ...’in 26.10.2013 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları ...,...,... ve ...’nın kaldıkları anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacılar tarafından iddia edildiği üzere tapu kayıtlarındaki yanlışlık hükmün infazından değil, kararın yanlış olmasından kaynaklanmakta olup taraflar arasında kesin hüküm oluşmuştur.
Hal böyle olunca, ...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/379 esas ve 2000/44 karar sayılı ilamı ile taraflar arasında kesin hüküm oluştuğu dikkate alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-i maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK"nin 371/1-a maddesi gereğince ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK"nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.10.2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, kesinleşen ilamın tapuda infazı sırasında ilam kapsamı dışında kalan bir kısım hisselerin de davalılara intikal ettirildiği saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu değerlendirilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış ve yeniden yaptırılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda hatalı intikal (yolsuz tescil) düzeltilmiştir.
Sayın çoğunluk, tapu kayıtlarındaki yanlışlığın hükmün infazından değil, kararın yanlış olmasından kaynaklandığını ve anılan kararın taraflar arasında kesin hükmün oluşturduğu görüşündedir.
Ne var ki, tapuda yapılan tescil işleminin dayanağını oluşturan ...3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.01.2000 gün 1998/379 Esas 2000/44 Karar sayılı dosyasında; davacı ... tarafından, davalılar ... vs. aleyhlerine ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, davacının ...2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/229 Esas, 1998/402 Karar sayılı hasımlı veraset ilamı ile muris..."ın mirasçısı olduğunun tespit edildiği, mahkemece ketmi verese iddiası sabit görülerek dava konusu parsellerde davacının 32/128 miras payı oranında iptal ve tescile karar verildiği ve kesinleştiği, kesinleşen iş bu ilamın Tapu Müdürlüğünce yerine getirilmesi sırasında hata yapıldığı ve muristen intikal etmeyen payları da kapsayacak şekilde ... adına fazla pay tescil edildiği ilk derece mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemeleri ve istinaf aşamasında alınan 14.03.2019 tarihli ek raporla saptanmış olmasına göre, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı infaz işlemi ile oluşan yolsuz tescilin ortadan kaldırılması ve doğru paylara göre hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenle, infaza konu ilamda dava konusu edilmeyen ve kök muristen gelmeyen payların da kesin hüküm kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği yönünde oluşan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.