(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2018/4408 E. , 2021/3491 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mülkiyet sağlayıcı bir belgeye dayanmadıklarına göre davacı tarafın, taşınmaz edinme koşullarının lehlerine gerçekleştiğini kanıtlamalarının gerektiği, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin, asli zilyede bağlı olarak sürdürülen feri zilyetlik olup olmadığı belirlenmeden yetersiz araştırmaya göre karar verilemeyeceği belirtilerek, mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığı hususlarının sorulup saptanması, komşu taşınmazların dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğunun araştırılması, taşınmazın üzerinde bulunduğu belirtilen meyve ağaçlarının kim tarafından dikildiğinin ve ağaçların yaşlarının belirlenmesi ve Kadastro Kanunu 19. maddeye göre beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekip gerekmediğinin tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 135 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile tespit tutanağındaki vasıf ve miktarı ile taşınmazın tamamı 4 pay kabul edilerek; 1 payın ... kızı ... adına, 1 payın ... kızı ... adına, 1 payın ... kızı ... adına,1 payın ... oğlu ...adına verasete iştirakli olarak tapuya tesciline, taşınmazın üzerinde bulunan muhdesatın verasete iştirakli olarak ölü ... ... mirasçılarına ait olduğunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazda ... ... lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının oluştuğu ve eklemeli zilyetlik ile mirasçılarına geçeceği kabul edilerek, taşınmazın ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan bu değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazı murisi ... ...’ın davalıların murisi ..."dan satın aldığını ve kendi adına tespit edilen davadışı 125 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olarak kullandığını ileri sürerek, çekişmeli 135 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Ancak; yargılama sırasında, davacının murisi ... ...’ın, 27.03.1981 tarihinde davacı adına kayıtlı bulunan dava dışı taşınmazı satın aldığı ve dava konusu edilen taşınmaz ile birlikte kullandığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların keşifte alınan beyanlarında, dava konusu taşınmazı ... ... ve mirasçılarının zilyetliğinde olduğunu belirttikleri ve buna göre, Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince kazanım koşullarının muris ... ... lehine oluştuğu ve dava konusu taşınmazın terekeye ait olduğu anlaşılmıştır. 4721 sayılı TMK’nın 640/2 ve 702/2. Maddeleri uyarınca, Medeni Kanun’un yürürlük gününden sonra ölenlerin terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetine tabi olan tereke ile ilgili olarak, TMK"nın 702. maddesi gereğince tasarrufi işlemlerde mirasçıların oybirliği gereklidir. Dava açmak ta bir tassaruf işlemi olduğundan, iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda, mirasçılardan birisi tek başına, taşınmazın adına tescili için dava açamayacağı gibi, bu şekilde açılan davalara diğer mirasçıların muvafakatlerinin sağlanması suretiyle devam edilmesi de mümkün değildir. Somut olayda; davacının, dava dilekçesinde kendi adına tescil talebinde bulunması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı sabittir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.