16. Hukuk Dairesi 2019/3747 E. , 2019/7567 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda, ... Köyü çalışma alanında bulunan 451 ve 452 parsel sayılı 46.000,00 ve 91.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, komşu taşınmaza uygulanan vergi kaydının miktar fazlası oldukları belirtilerek, Hazine adına tespit ve hükmen Hazine adına tescil edilmişlerdir. Davacı ... ve arkadaşları, tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile, davacılar adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacıların dayandığı tapu ve vergi kaydının kapsamında kaldığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazlar, komşu 454 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 1937 tarih ve 407 tahrir numaralı vergi kayıt miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmişlerdir. Davacı ... ve arkadaşları, Nisan 1289 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydı ile 1936 tarih ve 289 tahrir numaralı vergi kaydına dayanarak, çekişmeli taşınmazların adlarına tescili istemiyle dava açmışlar, yargılama sırasında ise taksimen kendilerine kaldığını beyan etmişlerdir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellerin tutanak ve dayanaklarının tamamı getirtilerek kayıtların çekişmeli taşınmazların yönünü ne okudukları üzerinde durulmamış, davacıların dayandığı tapu kaydı dava dışı 563 ve 565 parsel sayılı taşınmazlara kadastro sırasında revizyon gördüğü halde, bu husus dikkate alınmamış ve usulünce tapu ve vergi kayıt uygulaması yapılmamıştır. Öte yandan, ziraatçı bilirkişi raporunda, taşınmazların bazı kısımlarında heyelan, toprak kayması ve erezyon probleminin olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, keşfe jeolog bilirkişisi götürülmemiş, soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile taşınmazların kullanım durumunu ve toprak yapısını açıklama bakımından yetersiz, denetime elverişli olmayan tek kişilik ziraat bilirkişisi raporu hükme esas alınmıştır. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazlara komşu olan tüm taşınmazların kadastro tutanak örnekleri ve dayanağı olan belgeler ile birlikte tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeolog bilirkişisi, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişi hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, davacıların dayandığı tapu kaydı ve vergi kaydının tüm sınırları tek tek okunup yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle mahallinde uygulanmaya çalışılmalı, uygulamada komşu taşınmazların kadastro tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, keşifte gösterilen sınırlar teknik bilirkişiye işaret ettirilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiye uygulanan tapu ve vergi kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli; tapu ve vergi kayıtlarının çakışması halinde, sadece vergi kaydı kapsamında kalan bölümler bakımından zilyetliğin de bulunması gerektiği hatırdan çıkarılmamalı, dayanılan tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar dikkate alınmalı, vergi kaydı ve tapu kaydı kapsamında kalan bölümlerin davacılara kayıt maliklerinden nasıl geçtiği hususu yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmalı, tapu kaydı ve vergi kaydının çekişmeli taşınmazlara uymadığının ya da kısmen uyduğunun anlaşılması halinde, yöntemince zilyetlik araştırması yapılmalı, bu bağlamda; çekişmeli taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, taşınmazların imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; ziraatçı bilirkişi kurulundan, taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve önceki ziraat bilirkişisi raporunu irdeleyen, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; jeolog bilirkişisinden, taşınmazların erozyon durumu ve heyelana maruz kalıp kalmadıkları hususlarında rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.