Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/11017
Karar No: 2019/5666
Karar Tarihi: 20.06.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/11017 Esas 2019/5666 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/11017 E.  ,  2019/5666 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki kira tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 15,20 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/06/2019 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

    -KARŞI OY-

    Davacı/kiraya veren kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira bedelinin ve artış miktarının benzer özellikteki taşınmazların kira bedellerinin çok altında kaldığını, deniz sahil yoluna cepheli ulaşımı kolay, plaj ve turistik tesislerin bulunduğu bölgede bulunan taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanan arsa niteliğinde üzerinde akaryakıt istasyonu, müştemilatı ve su kuyusu bulunan bir yer olduğunu beyanla 01.02.2017 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 10.000 TL den az olmamak üzere tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı/kiracı kira süresi sona ermediğinden açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddini dilemiştir.
    Taraflar arasında 01.02.2014 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli aylık 3.000 TL bedelli, takip eden her yıl aylık 250 TL artış şartlı, akaryakıt istasyonu olarak kullanım amaçlı kira sözleşmesi akdedilmiştir.
    Dosyada mevcut Akçaabat İcra Müdürlüğünün 2015/283 talimat sayılı dosyasında 25.06.2015 tarihli kıymet takdir raporuna göre; Akaryakıt istasyonu 112/2 parsel 1861,39 m² tarla vasıflı taşınmazdadır.100 m² Bina, 325 m² kanopi kalan kısım açık arsadır.
    Mahkemece uzun süreli kira sözleşmesinde artış şartı bulunduğu, bu şartın tarafları bağladığı belirtildikten sonra çelişik olarak talep edilen dönem için hak ve nesafet ilkelerine göre kira tespitinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Türk hukukunda da öteden beri MK.nun 2 ve 4. maddesinden de esinlenilerek, hem Clausula Rebus Sic Stantibus ilkesi, hem de İşlem Temelinin Çökmesi Kuramı uygulanmak suretiyle, uyarlanma davalarının görülebilir olduğu benimsenmiştir.
    Yargıtay tarafından benimsenen ve sözleşmeye bağlılık ilkesinin istinasını oluşturan, uyarlama davası 6098 Sayılı TBK’nun yasalaştırılması sırasında da benimsenerek, 6098 Sayılı Yasanın 138. maddesinde “Aşırı İfa Güçlüğü” madde başlığı altında düzenlemiş, “ Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. İlgi maddenin gerekçesinde de “Bu yeni düzenleme, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, "işlem temelinin çökmesi"ne ilişkindir. İmkânsızlık kavramından farklı olan aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama isteminin temeli, Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarıdır. Ancak, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması ya da dönme hakkının kullanılması, şu dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
    a.Sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkmış olmalıdır.
    b.Bu durum borçludan kaynaklanmamış olmalıdır.
    c.Bu durum, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olmalıdır.
    d.Borçlu, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır.
    Maddeye göre, uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilerek uygulama da kabul edilen uyarlama davasının yasa maddesi haline getirilmiştir.
    Uzun süreli kira sözleşmelerinde edimler arasındaki dengenin aşırı bozulması ve sözleşmenin taraflar açısından çekilmez hale gelmesi durumunda kira parasının günün ekonomik koşullarına uyarlanması için her zaman “ uyarlama “ davası açılabilir. O halde Mahkemece yapılacak iş; az yukarıda açıklanan uyarlama davalarında uygulanması gereken kurallar, belirtildiği şekilde tek tek ortaya konulmalı ve konularında uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan, tüm bu veriler, kiralananın niteliği, kullanma alanı, konumu, bölgedeki kira parasını da etkileyecek normalin üstündeki imar ve ticaret değişiklikleri, emsal kira paraları, vergi ve amortisman giderlerindeki artışlar, döviz kurlarındaki ani ve aşırı iniş ve çıkışlar ile ülkeyi sarsan ciddi ekonomik kriz veya doğal afetlere bağlı ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesini gerektirecek olayların varlığı araştırılıp değerlendirilmek suretiyle bir rapor alınmalı ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
    Olayımızda 01.02.2014 başlangıç tarihli, aylık 3000 TL, 10 yıl süreli kira bedelli sözleşmesinde süre bitmeden önce 4.kira yılında 01.02.2017 tarihinden itibaren aylık 10.000 TL kira tespiti talep etmiş, sözleşme her yıl 250 TL artış öngörülmekle uyuşmazlığa konu dönemde artışlı olarak aylık 3.750 TL ödenmesi gerekmektedir. Davacı ise, sözleşmedeki artış şartından fazlasını talep etmektedir.
    Uzun süreli kira sözleşmelerinde süre sona ermeden kira bedelinin tespiti istemi kira tespit davası olmayıp kira parasının değişen şartlara göre uyarlanması istemi kabul edilmelidir. Kiraya veren sözleşmede kararlaştırılan artış şartından daha fazla bir artış talep etmekle kira parasının artışına ilişkin sözleşme hükmünün değiştirilmesi niteliğindeki talebiyle kira parasının günün değişen şartlarına uyarlanmasını istemektedir. (Emsal; Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2015/1405 E. - 2015/3624 K. , 3.Hukuk Dairesinin 2011/17681 E. - 2012/749 K. , 3.Hukuk Dairesinin 2011/20780 E. - 20287 K. sayılı içtihatları) Ayrıca dava dilekçesinde kira tespiti değil uyarlama anlamına gelen "kira parasının emsal kiraların çok altında kaldığı taşınmazın sahil bandında turistik plaj ve tesislerin bulunduğu yerde belediye hizmetlerinden yararlandığı" beyanları da nazara alınarak dava dilekçesinde kira parası tespiti talep edilmiş ise de dava konusuna ilişkin hukuki nitelendirme Hakime ait olduğu ve sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin esas ve usullere göre inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun onama kararına iştirak etmiyorum. 20/06/2019

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi