22. Hukuk Dairesi 2012/14767 E. , 2013/7552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, resmi tatil, ikramiye ve prim alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.04.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 16.02.2000-08.06.2007 tarihleri arasında muhabir olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini, Basın İş Kanuna tabii olması sebebi ile bu kanun gereği hak kazandığı ikramiye ve prim alacakları bulunduğunu, fesih tarihinde işveren tarafından hak kazandığı tazminat ve işçilik alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözlemesinin ihbar süresi tanınarak feshedildiğini, hak kazandığı kıdem tazminatının ödendiğini, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 3. maddesine göre davacının aylık ücretine fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma karşılığı ücret alacaklarının dahil olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu, davacının tanık beyanları ile fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil günleri çalışma iddiasının ispatladığı, davacıya fesih tarihinde ödenen toplam 17.242,49 TL"nin hangi işçilik alacaklarına ilişkin olduğu belirlenemediğinden, 818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 86. maddesine göre kısmi ödemenin mahsubu suretiyle davacının talep edebileceği alacak kalemlerinin hesaplanması gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekillerince temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma karşılığı ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır
Davacı işveren, davacı ile aralarında imzalanan iş sözleşmesinde fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil günleri çalışma ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğunun belirtildiğini, bu sebeple dava konusu bu talepler yönünden davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2006 tarih 2006/9-20 esas-2006/52 karar sayalı ilamında da belirtildiği üzere fazla çalışmalar ile ulusal bayram genel tatiller ve yine hafta tatili ücretlerinin aylık ücretin içinde olduğu iş sözleşmesinde belirtilmiş ise gazetecinin anılan istekler ile bunların günlük yüzde beş fazlasına hak kazanması söz konusu olmaz.
Somut olayda, taraflar arasında 16.02.2000 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere imzalanan iş sözleşmesinin 3. maddesinde, davacıya her ay ödenecek ücrete normal çalışma günleri ile ulusal bayram genel tatil günlerinde yapılan fazla çalışmalara ilişkin ücretinin de dahil olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafından imzalanan 12.05.2003 tarihli ikinci iş sözleşmesinde ise davacıya sözleşmede belirtilen görev karşılığında aylık net 400,00 TL ödeneceği, bu ücretin basın ve televizyon haberciliği ile ilgili tüm çalışmalarının ve bu sözleşme ile tevdi edilen bütün işlerin karşılığı olduğu, işçinin her ne sebeple olursa olsun bu aylık ücretinden başkaca bir ücret talep edemeyeceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki imzalanan ilk iş sözleşmesinde fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma karşılığı ücret alacaklarınını aylık ücrete dahil olduğu açıkça belirtildiğinden ikinci sözleşme ile bunun daraltıldığı kabul edilemez. 12.05.2003 tarihli iş sözleşmesindeki düzenleme içeriği ile bir önceki sözleşme hükümlerin korunmak istendiği de anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma karşılığı ücret alacakları yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
3-Davacıya fesih tarihinde, işveren tarafından 17.242,49 TL ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu ödemenin hangi işçilik alacaklarına ilişkin olduğunun belirlenemediği gerekçesi ile yapılan ödeme fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil günleri çalışma karşılığı ücret alacakları ile bunların günlük yüzde beş fazlasından oranlanmak sureti ile indirilmiştir. Ancak, dosya içerisinde mevcut kıdem tazminatı bordrosu içeriği ile yapılan ödemenin 6.594,09 TL"sinin kıdem tazminatına ilişkin olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Belirtilen bu miktarın öncelikle kıdem tazminatından mahsubu gerektiğinin dikkate alınmaması da hatalı olup bu husus ayrı bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir .
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.