Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/11550
Karar No: 2019/7550
Karar Tarihi: 20.11.2019

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/11550 Esas 2019/7550 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, kök murisi tarafından bırakılan taşınmazların mirasçılar arasında taksim edilip edilmediği konusunda açılmıştır. Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda deliller yeterli görülmediği için davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının ayrı bir dava açmadan harcı yatırarak 112 ada 65 ve 66 parseller için talep ettiği tescil kararı hukuki değildir. Bu parsellerin de dava konusu edilmediği için bu talep mümkün değildir. Dosya yeniden incelenerek, miras taksimine ilişkin detaylı bir araştırma yapılması gerekmektedir. Kanun maddeleri ise açıklanmamıştır.
16. Hukuk Dairesi         2016/11550 E.  ,  2019/7550 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 63, 64, 65, 66 ve 71 parsel sayılı sırasıyla 1.005.00, 1.100.00, 2.378.24, 2.131,73 ve 6.345,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 112 ada 63 parsel sayılı taşınmaz... adına; 112 ada 64 parsel sayılı taşınmaz ...adına; 112 ada 65 parsel sayılı taşınmaz ...adına; 112 ada 66 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 112 ada 71 parsel sayılı taşınmaz ise ... adına tespit ve tescil edilmiş, 112 ada 64 parsel sayılı taşınmaz 22.04.2010 ve 29.01.2013 tarihlerinde satış suretiyle önce ..., sonrasında ise ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacı ..., çekişmeli 112 ada 63, 64, 65 ve 66 parsel sayılı taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve taksimen kendisine kaldığı iddiasına dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemiyle; davacı ... ise, çekişmeli 112 ada 71 parselin bir bölümü hakkında, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... vekili ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ...’nin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 112 ada 71 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
    2- Davacı ..."nin 112 ada 65 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B3) harfi ile gösterilen bölümü ile 112 ada 66 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raprounda (B2) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, bu bölümlerin davacı ... dışındaki tarafların kök murisi ...’ten geldiği, terekenin taksim edilmediği ve elbirliği mülkiyetine tabi olması nedeniyle mirasçılardan birinin kendi miras payını üçüncü kişiye satışının hukuken geçerli olmadığı ve davacı ... yararına zilyetlikle kazanım koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davacı, dava dilekçesinde bu parselleri davaya konu etmemiş, bu parsellere yönelik olarak harcı yatırılmak suretiyle ayrı bir dava açmamış, daha sonra 17.12.2013 tarihli dilekçe ile bu parsellerin belirtilen bölümlerinin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 29.06.2011 tarih, 2011/1-364 Esas ve 2011/453 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ıslahla kastedilen, dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesi olup, dava konusu edilmeyen müstakil bir taşınmazın ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. Şu halde, mahkemece, yargılaması devam eden bir dava içerisinde ıslah yoluyla dahi dava konusu haline getirilmesi mümkün bulunmayan 112 ada 65 ve 66 parsel sayılı taşınmazların teknik bilirkişi raporunda belirtilen bölümleri yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" karar vermek gerekirken, davaya konu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup hükmün bu parseller açısından BOZULMASINA,
    3- Davacı ... vekilinin çekişmeli 112 ada 63, 64, 65 ve 66 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların murisi ...’ten geldiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazların kök murisi ...’ten intikal ettiğini ve ölümü ile mirasçılar arasında yapılan taksimle babası ...’e isabet ettiğini, ...’nin ölümü ile de yine mirasçılar arasında yapılan taksimle kendisine isabet ettiğini ileri sürerek dava açmıştır. Davalılardan ..., taşınmazların taksim edildiğini savunmuş; davalılardan ... mirasçılarından ... ve ... ise, taşınmazların davacı ...’a babasından kaldığını beyan etmişlerdir. Çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi ...’ten kaldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki ihtilaf, 1959 yılında ölümünden sonra muris ... terekesinin geçerli bir şekilde taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise taşınmazların kime düştüğü, ...’e düşmüş ise onun ölümü üzerine taksimle davacıya düşüp düşmediği ve kimin kullanımında olduğu noktasında toplanmaktadır. Dinlenilen bazı yerel bilirkişiler, çekişmeli taşınmazların ... e ait olduğunu, ... terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığını bilmediklerini; bir kısım davacı tanıkları ise, çekişmeli taşınmazların ...’ten geldiğini, ...’in ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan taksimle oğlu...a düştüğünü beyan etmişlerdir.Mahkemece, kök murisin terekesinin murisin ölüm tarihinden sonra tüm mirasçıların katılımıyla yöntemince taksim edilip edilmediği, taksim neticesinde herbir mirasçıya miras paylarına karşılık olarak terekeden hangi menkul ya da gayrimenkullerin verildiği, çekişmeli taşınmazların taksimen kime düştüğü ayrıntılı ve somut şekilde saptanmamıştır. Bu şekilde eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
    Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahkemece, miras bırakan ...’in ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallar belirlenip, taşınmazların kadastro tutanaklarının onaylı suretleri ile kadastro sonucu oluşmuş iseler tapu kayıtlarının örnekleri getirtildikten sonra taşınmazların bulunduğu yerde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, muris ..."ün terekesinin ölüm tarihinden sonra tüm mirasçıların katılımı ile yöntemince taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise taksim neticesinde herbir mirasçıya miras paylarına karşılık olarak terekeden hangi menkul ya da gayrimenkullerin verildiği, çekişmeli taşınmazların kime düştüğü, taşınmazların kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı olaylara dayalı olarak sorulup belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri terekeye dahil taşınmazların tespit tutanakları ve kesinleşmiş iseler kadastroca oluşan tapu kayıtları ile denetlenmeli, beyanları arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli rapor ve kroki alınmalı bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi