(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2018/1962 E. , 2021/3488 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Davacı ... tarafından eldeki tescil davası açıldıktan sonra, müdahil ..." nın, taşınmazı ..."dan 21.10.2004 tarihli harici senetle satın aldığını öne sürerek davaya müdahil olduğu; daha sonra ..." un, ..."ın bu taşınmazı 2000 yılında noter senedi ile ..."e sattığını, ..." dan da 2002 yılına kendisinin satın aldığını ve o tarihten bu yana kendisinin kullanımında bulunduğunu öne sürerek 29.09.2006 tarihli harçlandırılmış dilekçesi ile davaya müdahil olduğu ve bilahare ..." ün de, taşınmazı ..."dan 11.02.2000 tarihli noter senedi ile satın aldığını, 153 metrekare yüzölçümündeki bölümünü ve üzerindeki evi müdahil ..."a sattığını, taşınmazın geri kalan bölümünün kendisine ait olduğunu öne sürerek, 29.09.2008 tarihli harçlandırılmış dilekçesi ile davaya müdahil olduğu, ..."ün müdahil olmasından sonra bu kez ...( nın, aslında taşınmazı ..."dan daha önce satın aldığını öne sürerek, 1999 yılına ait başka bir harici satış sözleşmesi ibraz ettiği, davacı müdahil ..."in sonradan 2004 tarihli harici senet ile satın aldığını söyleyip sonradan diğer müdahil ..."ün sunduğu 2000 tarihli senedin geçerliliğini ortadan kaldırmak amacıyla 1999 tarihli harici senedi sunması karşısında 1999 tarihli senede itibar edilmesinin mümkün olmadığı, diğer yandan ... tarafından, 11.02.2000 tarihli noter senedi ile 889 parsel sayılı taşınmazdaki payını ve..."dan satın aldığı taşınmazı satması için ..."e vekalet verildiği ve aynı tarihli harici satış sözleşmesiyle de sözkonusu taşınmazların ..."e satıldığı ve nitekim bu vekalete dayalı olarak 889 parsel sayılı taşınmazdaki payın Yakup Büyük"e devredildiği, Yakup Büyük"ten de 889 parsel sayılı taşınmazdaki payın kayden ... tarafından satın alındığı, evin bulunduğu tescile konu alan da bu satışla birlikte ..."a devredildiği, her ne kadar ..., ..."ü vekillikten azlettiğine dair azilnamenin ilgili noterden onaylı örneği getirtilmiş ve incelenmesinde azilnamenin, adresinde tanınmadığından bahisle vekile tebliğ edilemediği, diğer bir deyişle müdahil ... yönüyle azilnamenin eldeki davaya bir etkisinin bulunmadığı, müdahil ..., ev dışında kalan bir kısım yerin kendisine ait olduğunu öne sürmekte ise de 06.03.2006 havale tarihli jeofizik mühendisi bilirikişi tarafından verilen raporda bina dışında kalan bölümünün dereyatağında kaldığını belirtmiş olması ve dosyaya sunulan taşınmaza ait fotograflardan binanın kaldığı bölümün 889 parsel ile aynı kotta ancak diğer bölümlerinin ani bir eğimle inen yamaç şeklinde olduğu çalılıklarla kaplı olduğu gözlemlenmesi karşısında müdahil ..."ün fazlaya dair talepleri yerinde görülmediği, diğer yandan taşınmazın su aboneliğinin 2002 yılından itibaren müdahil ... adına olduğu, evin üst katının adı geçen tarafından yaptırıldığı, 2002 yılından bu yana kullanımının adı geçende olduğu belirtilerek, çekişmeli taşınmazın müdahil ... adına tesciline, diğer müdahillerin taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 09.07.2013 tarihli harita ve raporda (B) ile gösterilen 160,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın müdahil ... adına tesciline, diğer müdahillerin taleplerinin reddine; davacı Hazinenin birleşen davadaki elatmanın önlenmesi ve kal talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK"nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine olup, bu tür davalarda 4721 sayılı TMK"nın 713/3. maddesi uyarınca husumetin, yasal hasım konumunda bulunan Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine birlikte yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda dava, Hazine ve ... hasım gösterilerek açılmıştır. Ne var ki; bozma ilamından sonra, ancak karar tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun"un 1. maddesi gereğince çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Büyükşehir Belediyesi"nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiş, aynı Kanun"un Geçici 1/13. maddesine göre de Büyükşehir Belediyesi olan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belde belediyeleri ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmış olup, böylelikle tescil davalarında ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı da ilgili kamu tüzel kişisi olarak yasal hazım sıfatını kazanmıştır. Ancak Mahkemece, bu husus gözden kaçırılmış ve yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm verilmesi cihetine gidilmiştir. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacı tarafa, davalarını, yasal hasım konumunda bulunan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı" na yöneltmeleri için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, adı geçen Büyükşehir Belediyesinden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan esasa girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; tescil davalarında yasal hasım konumunda bulunan davalıların, vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacakları gözetilmeksizin aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.