Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/853
Karar No: 2022/1307
Karar Tarihi: 27.01.2022

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/853 Esas 2022/1307 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2020/853 E.  ,  2022/1307 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi: İş Mahkemesi

    Asıl dava, kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin iadesi ile borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Mahkemece uyulan bozma ilamında “Mahkemece, 23910 sicil nolu işyerinden bildirilen ve iptal edilen 1993/ocak, şubat ve mart aylarına ilişkin müfettiş raporu, kurum denetim ve inceleme raporları celp edilerek, iptal gerekçesi belirlenmeli bu kapsamda bildirimin geçerli olup olmadığı incelenmeli, Kurum işleminin yerinde olduğu kabul edildiği takdirde ise iadenin 5510 sayılı yasanın 96/b bendi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi...” gerektiği belirtilmiştir.
    26.1.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 5412 gün üzerinden 506 sayılı Yasanın geçici 81/B-g maddesi kapsamında 1.2.2012 tarihinden itibaren aylık bağlandığı 2014 yılında Kurumca yapılan inceleme neticesinde tahsiste gözetilen 1993/1,2,3 dönem bildirimlerinin iptal olarak işlenmesi gerekirken işlenmediğinin tespit edilmesi üzerine aylığın iptal edilerek yersiz ödenen aylıkların borç çıkarıldığı, davacı tarafından 25.9.2014 tarihinde yaptığı 52 günlük doğum borçlanması neticesinde, 25.9.2014 tahsis talebine istineden 5382 gün üzerinden 1.10.2014 tarihinden itibaren tekrar aylığının bağlandığı, davacı tarafından, kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti talepli eldeki davanın açıldığı Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
    a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
    b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren (Değişik ibare:13.02.2011-6111 S.K./44.mad) yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, (Değişik ibare:13.02.2011 - 6111 S.K./44.mad) yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. …” hükmünü içermektedir.
    Somut olayda, yersiz aylıkların iadesi yönündeki Mahkemenin kabulü isabetli isede, aylıkların iadesi yönünde 5510 sayılı Yasanın 96/b maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yanlış hukuki değerlendirme ile karar verilmesi hata olup bozma nedenidir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgilisine iadesine, 27.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi