Abaküs Yazılım
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/4541
Karar No: 2019/6480
Karar Tarihi: 19.09.2019

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/4541 Esas 2019/6480 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, polisler tarafından kimlik kontrolü yapılırken, fotoğrafsız bir kimlik belgesiyle kendisini başka bir kişi olarak tanıtmıştır. Ancak yapılan inceleme sonucunda gerçek kimlik bilgilerinin tespit edilmesi üzerine, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları oluşmamıştır. Bu nedenle, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi hatalıdır. Bunun yerine, sanığın eylemi 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesi kapsamında kalmaktadır ve sanık bu madde uyarınca 124 TL idari para cezasıyla cezalandırılmalıdır. Kanun maddeleri hakkında ayrıntılı açıklama yapacak olursak, TCK'nın 206. maddesi, resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunmayı suç olarak tanımlamaktadır. Kabahatler Kanunu'nun 40. maddesi ise, görevle bağlantılı olarak kimlik bilgilerinde gerçeğe aykırı beyanda bulunulması durumunda, elli Türk Lirası idari para cezası verilmesi gerektiğini öngörmektedir.
11. Ceza Dairesi         2019/4541 E.  ,  2019/6480 K.

    "İçtihat Metni"

    Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 12.06.2019 tarihli ve 2019/5043 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.06.2019 tarihli ve KYB-2019/64446 sayılı ihbarname ile;
    Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık ..."ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 206/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2019 tarihli ve 2018/736 esas, 2019/382 sayılı kararının "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/2401 esas, 2016/5531 karar sayılı ilamında "...Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşması için kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır..." şeklinde belirtildiği üzere, sanığın polisler tarafından kimlik kontrolü yapılması üzerine..."ya ait fotoğrafsız kimliği kendi kimliği gibi ibraz ettiği; ancak kollukça yapılan inceleme ve araştırma sonucunda herhangi bir tutanak düzenlenmeden gerçek kimliğinin tespit edildiğinin anlaşılması, sanığın karakoldaki ifadesinin de gerçek kimlik bilgilerine göre alınmış olması karşısında, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun"un 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşmayacağı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu"nun 40/1. maddesi kapsamında idari para cezası yaptırımını gerektiren kabahat olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden" bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
    Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
    TCK"nin 206. maddesinde düzenlenen "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırdıktan sonra belgeyi düzenlemesinin gerekli olduğu hallerde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan, yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır.
    5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40. maddesinin birinci fıkrası “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir.” 2. fıkrası ise, “... bu kişi kimliği açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır.” hükmünü taşımakta olup, bu kabahat fiili ile 5237 sayılı TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır. Kamu görevlisine görevi nedeniyle resmi bir belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde, TCK’nin 206. maddesi uygulanacaktır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması veya kimlik ve adresle ilgili bilgi vermekten kaçınılması halinde Kabahatler Kanunu"nun 40/1. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gerekir.
    İncelenen dosya içeriğine göre; kolluk görevlilerince durumundan şüphenilen sanığın yapılan kimlik kontrolünde, görevlilere üzerinde yaş küçüklüğü nedeniyle fotoğraf bulunmayan ve mağdur ... adına düzenlenmiş gerçek nüfus cüzdanını ibraz ederek kendisini bu isimle tanıttığı, ancak görevlilerce yapılan parmak izi incelemesi neticesinde... adıyla herhangi bir belge düzenlenmeden gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği olayda, sanığın eyleminin bu haliyle Kabahatler Kanunu"nun 40. maddesi kapsamında kaldığı, 5237 sayılı TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla, Kanun Yararına Bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, sanığın "Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan" suçundan mahkûmiyetine ilişkin Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 06.03.2019 tarihli 2018/736 Esas ve 2019/382 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK"nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun"un 40/1. maddesi uyarınca 124 TL İDARİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, infazın bu ceza üzerinden yerine getirilmesine, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi